Hürriyetin Yeniden Ýlaný'nýn 100. Yýlý | Aralýk 1908 | Osmanlý Meclisi

Merhaba İki

Gönderen: Tunca ÜÇER

Merhaba,

İlk «Merhaba»yı aralık 2005te yazmıştım. Birkaç sene önce bir arayışın sonucu olarak ortaya çıkmıştı internet sayfası fikri. Bir çoklarının ÅŸikayetinde olduÄŸu gibi dillendirmek istediklerini yayımlama/yayma fırsatı bulamayan, tartışmaya açamayan bir grup arkadaşımızla birlikte sadece söylemenenin, düşünmenin, istemenin bir adım ötesine geçerek açmıştık elyazmasi.org’u.

İnternet yayını olmanın kendi içerisinde bize saÄŸladığı kolaylıklar ve zorluklar vardı. Elbette Türkçede ve Türkiye’de az çok geliÅŸmeye baÅŸlamış bir mecra olan internetin yayın konusunda bize saÄŸladığı kolaylıklar iÅŸimizi epey kolaylaÅŸtırdı; yayın maliyetinin çok düşük olması, internet yayımlarına ulaşımın çok kolay olması, yayınlar için yer sınırının olmaması en önemlisi de etkileÅŸimin yüksek olması. Bunların yanında, internette özellikle internetin kendi ürettiÄŸi kültür içerisinde tüketimin giderek hızlanması insanları çok fazla seçenek içerisinde çok fazla bilgi ve içerik ile karşı karşıya bırakıyor. (more…)

Yorum Yok

Edebiyat

Bir dizgi hatası | Yorum Yok
Türü: Edebiyat, Öykü | H.G. Özkoray

Kâh yağmur vardı, kâh karanlık dışarıda. Kapıyı çalan arkadaşımı içeri almakta hiç de acele etmediğimi hatırlıyorum. Sırılsıklam yağmurluğundan yerlere akan su damlacıkları ve gökgürültülü gecenin sokaklarından getirdiği çamurlu ayak izleri apartman görevlisini hiç de memnun edeceğe benzemiyordu.

Çatı katındaki dairemde kabuğuma çekileli birkaç hafta olmuştu. Dış dünyayla ne ölçüde kesebildiğimi kestiremediğim bağlantılarıma bu ziyaret yeniden hayat vermişti ne olursa olsun. Kendimi son zamanlarda göreceli olarak daha üretken ya da daha az steril bulmaktaydım yine de, gizemli bir hava verme çabalarımın boşa çıktığı bu münzevi dönemimde. Şubat ayında çıkagelen bahar havası içimi ısıtmalıydı aslında, fakat böyle bir ihtiyaç hissetmiyordum.
(more…)

‘‘Melankolik şaire…’’ | Yorum Yok
Türü: Deneme, Edebiyat, Yeni | Gözde Atasayan

Şiir ne tek başına edebiyata, ne de hayata aittir; hayatla edebiyatın kesiştiği gizli bir alanda durur şiir. Sadece kendi kalbini yiyebilen; acılarını değiş tokuş edebilenler, yaranın dilinden yeni bir dünya kurabilmek ve ona sığınabilmek isteyenler için sırrını veren yitik bir ülke.

‘‘Pablo Neruda, 6 Mart 1966’da Santiago’da yayımlanan Halkın Şiiri (La Lira Popular) için, Halkın Şairleri başlığını koyarak yazdığı önsözde şöyle demektedir: ‘‘Hep parmak izlerinin yer aldığı bir şiiri yeğledim (…) Yalnızca halkın şiiri ellerinin anısını koruyabilir.’’

Bir şairin ellerini uzatabildiği coğrafik hat ne kadar geniş olabilir? Kelimeleri kendisine işaret levhası olarak seçen şair; kendi halkının ötesinde insani olanın acısına, matemine ve zihinsel sömürüsüne ne denli uzak kalabilir? Şair, hiçbir haritanın belirleyemediği bir üst coğrafyanın ta kendisidir. Anısı gerçek olan, Neruda’nın dediği gibi halkın şiiridir; yalın, ürpertecek kadar saydam, içinde lirizmin şaşırtıcı saflığıyla…
(more…)

mektup | Yorum Yok
Türü: Edebiyat, Şiir | Vahdet İŞSEVENLER

Gelişi güzel katlayıp koyuyorum zarfa kendimi
İadesi çoktan taahüt edilmiş buluyorum
Tükenme husususundaki beklentisini çoktan yitirmiş
Tek şans var bizim umudumuz için
Hedefe varılacak ve o zaman huzur bulacak
Aslında bu geri dönüş bir gaye olmuş
Sayıklanan her ürperişte
(more…)

Siyasi

Bilmece Bildirmece: Ne ola bu yerel yönetim?* | Yorum Yok
Türü: Genelgeçer, Siyasi | Vahdet İŞSEVENLER

Bir arada yaÅŸayan insanlar, bu birliktelikten doÄŸan ihtiyaçlarını karşılama adına ortak hareket ederler. Tarihsel olarak ÅŸehir, kasaba ve köylerde oturan insanlar, bu müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kendi kendilerine örgütlenmiÅŸ, çeÅŸitli teÅŸkilatlar, kurulllar kurmuÅŸlardır ((Kemal Gözler, İdare Hukukuna GiriÅŸ)). Bu noktada belirtmek gerekir ki merkezi idare hali hazırda var olanı tanımış ve hizmetlerin yürütülmesine müsade etmiÅŸtir. Yerel yönetimlere adem-i merkeziyet de denmekle beraber anayasada “mahalli idareler” terimi kullanılmaktadır. Anayasal tanımı ise ÅŸu ÅŸekildedir: il, belediye veya köy gibi belli yerlerde oturanların, mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere, merkezi idarenin dışında, devletten ayrı tüzel kiÅŸilikleri bulunan , belli öerkliÄŸe sahip olan, karar organları seçmenler tarafından seçilerek oluÅŸturulan kamu tüzel kiÅŸileridir.

Yerel yönetimler demokrasilerin bir sonucu olarak ortaya çıkmış değillerdir. Tam tersine, demokrasiler yerel yönetim deneyimlerinin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. ((ÖZERK YEREL YÖNETİMLER VE TÜRKİYE Av. Mehmet Ali KAHRAMAN)) XIII. Yüzyılın sonlarına doğru hukuki kişilik kazanan yerel yönetimler varlıksal anlamda devlet ile birlikte ortaya çıkmıştır. Bugünki niteliklerine sahip olmsada varlıklarını antik sitelere kadar götürmek mümkündür nihayetinde kent-devletler idari özelliğe sahip birimlere bölünmüştü.
(more…)


19 Ocak - Bir sene sonra… | Yorum Yok
Türü: Görsel, Siyasi | Tunca ÜÇER

Kiminin küçük, kiminin büyük hesaplarına gelmeden,

Arkadan vuranların karşısına çıkabilmek için, “bir”den anlamayanlara inat, “bir” olabilmek için…

Hrant Dink ile ilgili görsellere ulaÅŸmak için; (more…)


| Yorum Yok
Türü: Siyasi | elyazmasi.org

O sene bunlara sebep olanlar, şimdi insan hakları dağıtıyorlar!

Görselleri görmek için (more…)