Hrriyetin Yeniden lan'nn 100. Yl | Aralk 1908 | Osmanl Meclisi

Yazar Arşivi

Babaannem’e ilk defa…

Gönderen: Cansu Aslan | 25 Ağustos 2007 | Türü Edebiyat, Şiir

Eski bir İstanbul’du yaşadığımız şehir,
Yüzyıllardır eskimeye yüz tutmuş, rutubet kokusu ile birlikte,
Ve o hiç bitmeyen eski İstanbul şarkıları…
Sessiz bir serinlik ve serzeniş var aklımda,
Caddeler ıslanmış yağmurundan,
Bir akşam ezanı öncesi kaybederken seni…

Cansu Aslan | Şiir | Babaanem'e ilk defa...
Kaybetmek her şeyde inan…
Hele de sende kaybetmek ,önceden tarifi bile edilmezdi.
Edilmezdi, çünkü; akla gelmezdi…
Yok olmanın tarifi sende saklıymış…
Uçup giderken küçük tebessümünle göklere…
Gizliymiş peşi sıra şarkılarda
Hani senle söyleyemediklerimiz,
Hani senle yarım kalmışlar…

Kara bir delik şimdi,
Kapıdan her girişim ve yatağındaki kokunla beraber…
Kara bir deliksin şimdi,
Ve yok bir benzerin,
Yoksa aklımda kalır mıydın?
Şarkılar kalır mıydı ateşten yanmış dudaklarımda?
Kavrulur muydu ten bir daha sana dokunmayacağını anladıkça?
Yakarır mıydı dil her gece neden neden diye?

(more…)



Saklambaç

Gönderen: Cansu Aslan | 6 Nisan 2007 | Türü Edebiyat

“Bu Dünya’da yaşamaya değer bir güzellik olmalı,
               Ya da aranmaya değer bir giz…
               Yaşamı düş,
               Dünya’yı yalan olmaktan çıkaracak…” 

 Yeni yeni hayatlar bekler bizi o her sabah pencereden teker teker girerken güneşin ısıtan ateşi odalara. Farklı insanlar, yaşanmamışlıklar, görülmemiş yerler, duyulmamış sözler ve bunlar gibi niceleri sıraya girmiş bekler.
   Bekler yaşamın cilveleri sokak aralarında, elleri topraktan kirlenmiş küçük bir çocuğun cemal-inde, elleri nasırlaşmış çiftçinin ter kokan mendilinde, pamuk toplayan genç bir kızın bezinde, kışı nasıl çıkaracağını bilemeyen annenin tenceresinde… Binlerce hayat, binlerce hata, binlerce insan ve binlerce dert… Karışır günün doğmasıyla şehre, kalabalığın içine, bir hınçtır, bin azimdir, bin bir amaçtır yoğuran günleri böylece… Ne maneviyat kalır toprağında gülün, ne sevinç dolu birliktelikler,  ne dinlenmek için bir mola günümüzde. Anlamadan düşerken ana rahmine bizler, bir çığlıkla açtığımızda gözümüzü dünyaya fark etmeden karışır toz genzimize. Baktığımızdaysa koşuşturmadan azı ya da çoğu değildir geriye kalan…
     Yaşamak şakaya gelmez der üstat ya, yaşamı kaybetmeden, gerisinde kalmadan, içinde kaybolmadan, aceleye getirmeden yaşamak lazım işte…
(more…)



Gidişine

Gönderen: Cansu Aslan | 23 Mart 2007 | Türü Edebiyat, Şiir

Cansu Aslan | Öykü | GidişineEn sonunda o da gitti terk edip şehri…

Saatler yoktu artık,
Zamansız bir kafileydik bomboş bu şehirde…
Yokluğun zamansız ve aniden dindirmişti sesimizi…
Kulaklarda hala çınlar gidişin.
Bir tek o kaldı hüzünler prensesi…
O da şaşırmış bekler seni,
Yedi tepe üstüne oturmuş şimdi…
(more…)



Bunca iyilik bana oldukça fazla

Gönderen: Cansu Aslan | 3 Şubat 2007 | Türü Edebiyat, Şiir

Cansu Aslan | Şiir | Bunca iyilik bana oldukça fazlaİlk defa kızdım bu gün geçmişime,
Neden sanki çıkıp çıkıp gelir ki yeniden…
Gelme!
Gelme hak etmediğine…
Mutsuzluklar peşini bırakmıyor ne yapsan da…
Ama engelliyor ya yüzünde açacak tek bir gülümsemeyi,
İşte tüm sitemim buna…

Dün ilk defa güldü belki yüzüm uzun bir aradan sonra,
Kepenkleri kapatıp gitmişti umut,
Görünmeyeli baya oldu caddelerde…
Huzur ise terk edip kaybolmuştu odalardan…
Ben tek kişilik bir sahneden seslenir olmuştum gökyüzüne,
İşte tam o anda çıkıp gelmişti gülümseme yüzüme,
Belki kısa metrajlı bir filmdi ama sürecekti yine
(more…)



Aşk bizi terk etti sevgilim

Gönderen: Cansu Aslan | 8 Ekim 2006 | Türü Edebiyat, Şiir

Hesapsızca harcamaya geldin zamanı belki de,
Belki yoktu zaman harcanmayı bekleyen
Her şey vakit ve nakitti bir süreliğine,
Ama vazgeçtim o an gençliğimden,
hiç ummadığım bir yerde
hiç ummadığım bir zamanda
Pencereme kondun
Sen göçmen kuşu

Kayboldum bu aralar sende
Göç eden kuşlarla beraber geldiğin ülkenden
Kayboldum vazgeçip benliğimden

Ne geldiğin yer belliydi, ne de sen belliydin kağıtlarda
Daha ismin bile yoktu hüviyetin suratında
Dudakların mühürde, ellerin kelepçede
Koca bir yalandın belki
Ya da gerçeğin ta kendisi kim bilebilirdi ki ?

Öyle ya sen adamdın, bense kadın
Bazen ellerde, bazen tenlerde, dudaklardaydık bazen
(more…)



Koyu Karanlık

Gönderen: Cansu Aslan | 2 Eylül 2006 | Türü Edebiyat, Şiir

Mehmet Aksoy - Ayrılık - 1987

Sessiz bir çığlıktın dün gece duyduğum
Koyu bir karanlık içindeydi yalnızlık,
Bense; yeni doğmuş bir bebek kadar bilinçsiz
Yüz yıllardır söylenmeyi bekleyen bir sözcüktüm sanki
Birden nereden duyulduğu bilinmeyen
Evet, duyulmaya hasret olan gibiydim,
O koyu yalnızlık baş ucumdayken

Kabus gibi korkutucu,
Korkutucu, fakat korkaktın sense
Ellerin titriyordu karanlığından,
Karanlığından ve yalnızlığından titriyordun

Ne yardımım dokunuyordu sana,
Ne elimi uzattığımda görünebiliyordum
Ben senin karanlığında bir hiçtim, (more…)



Güneşin çocukları

Gönderen: Cansu Aslan | 10 Temmuz 2006 | Türü Şiir

Çalsın sazlar bu gece
Çalsın hala güneş görünürken gökyüzünden,
Hala ıslakken toprak gülün dibinde,
Savrulsun sözlerim o ılık ellerinde
Kokum daha çıkmamışken üzerinden,
Çalsın sazlar hiç susmadan
(more…)