Hürriyetin Yeniden Ýlaný'nýn 100. Yýlý | Aralýk 1908 | Osmanlý Meclisi

Yazar ArÅŸivi

Piyano Tuşları.

Gönderen: Levent Sevi | 10 2007 | Türü Şiir

Piyanonun tuşlarına dokunuyor parmakların,
kör bir adamın yolu bulmaya çalışması gibi.
Parmaklarının sesinden önce ulaşıyor,
kulaklarıma notaların sesi, açılıyor gözlerim.

Bütün gözler üstünde, ve en sevdiğin siyah elbisen;
koltuğumda televizyon izlerken bu gece, daha önce
saçlarımın arasında gezinen parmakların, şimdi sadece
birer baston, küçük bir kutunun içinden gözüken.



Vesikalık.

Gönderen: Levent Sevi | 2 2007 | Türü Edebiyat, Şiir

Levent Sevi | Şiir | Vesikalık.Yavaş yavaş kuruyor gözyaşları,
bir cüzdanın içinden süzülen, hayatları
boyunca bir daha ulaşamayacakları
o tepenin içinden geçen
küçük bir yolcu treninde unuttukları.

İlk bulan ben değilim, o cüzdanı
bundan eminim, kaç kişi baktı
bu fotoğraflara kimbilir, bir kadın
ve iki çocuk, ve hepsi ağlamaklı
sanki gözlerinin içine bakıyorlar babalarının.

Bir gün, başka bir istasyonda rastlarsam onlara,
şöyle söyleyeceğim: sizi gördüğüme sevindim,
sonra tepeye ulaşan trenden iner babaları,
gülümserler belki ve ben de gülümserim,
yavaş yavaş kuruyor olmalı gözyaşları.

Levent Sevi 11 Eylül 2006 Beyoğlu



Unutulmaz Parçalar.

Gönderen: Levent Sevi | 22 2007 | Türü Şiir

akordeonBabama, on altıncı yaşgününde,
alınan akordeonu alıyorum elime.
Bunu da beceremiyorum ama çalmayı,
çalmayı beceremediğim diğer tüm enstrümanlar gibi.

***

Yine de gizemli, dokunmak, daha önce
onlarca insanın dokunduğu tuşlara.
Zaten akordeon çalmıyorken artık kimse,
havaya karışan ezgileri duymak yetiyor bana
birbirleriyle pek uyumlu olmasalar bile.

***

Ama anlıyorum yetmediğini, hediye ederken
akordeonu, Beyoğlu’ndaki bir sokak çalgıcısına
ve çalmaya başlarken çalgıcı
babamın gençlik döneminden unutulmaz bir parça.

26 Temmuz 2006 BeyoÄŸlu
Levent Sevi



Şarap Damlaları

Gönderen: Levent Sevi | 27 2007 | Türü Edebiyat, Şiir

Hayalindeki şeklini alıyorsun giderek, biraz daha mutlu,
biraz daha az kuşku içinde. Kendine bir uğraş ediniyorsun,
zamanı yok edebilmek için, onu hissedemediğinde.
Biraz zaman alıyor bu, ama sen de öğreniyorsun,
hissetmemekle günlerin bitmediğini.

Levent Sevi | Şiir |Şarap Damlaları

Bir şişe şarap açıyorsun kendine, yıllarca
o an içilmek için bekletilmiş. Her damlası
serpiştirilmiş, beklediği günlerin arasına.
İçerken neden bir huzur kaplamıyor
gövdeni ama, fazla mı değerlenmiş şarap
yoksa hiç değeri bile mi olmadı günlerin
damlaların üstünde kayıp gittiği.

Levent Sevi 15 Haziran 2006 BeyoÄŸlu



Şarkıcı Kadın

Gönderen: Levent Sevi | 10 2007 | Türü Edebiyat, Şiir

Kadın söylüyor şarkısını, içine kapanık melodisiyle
senin rüyandan çaldığı. İşaret ediyor seni
eliyle, diğer eli belinde. Bir öpücük gönderiyor sana,
karşılık vermen gerek buna, tek yapabildiğin ise
senin, şarkıyı mırıldanmak bakışlarınla.

Bir not buluyorsun masanda, garsonun
şampanyalarla ve meyvelerle bırakmış olduğu.
Belli sonun, o senin artık, sen de onun. O şarkının
ezgilerinde buluyorsun, yıllarca aramış olduğun huzuru.
(more…)



Peçe

Gönderen: Levent Sevi | 26 2007 | Türü Edebiyat, Şiir

20 Haziran 2006. Bu kimin tahtı
her gün biraz daha kraliçesine uzaklaştıran kralı?
Kral olabilirsin oysa demiÅŸti ÅŸu anda elinde mikrofonu tutan kiÅŸi.
Arayabilirsin kraliçeni.

Konser alanındayız, Marmara denizi
aydınlık yüzünü yansıtırken bize ayın
konser öncesi görüntüler dönüyor
sahnenin yanındaki ekranda:

Öpüşen, sarılan, dans eden çiftler,
neden birden sonra benim onu görmem
o kadar çiftin arasında, açılıyor öpüşürken kapattığı
gözleri, gülümsüyor kameraya.
(more…)



İlknur

Gönderen: Levent Sevi | 10 2006 | Türü Edebiyat, Şiir

Onunla evlenmekti, ilk ve beş yaşımdaki en büyük hayalim: İlknur.
Komşumuz Büyükada’daki, annemin arkadaşı,
okşardı saçlarımı ve şuna bak derdi anneme bakarak:
Büyüyünce kimbilir kaç kızın gönlünü yakacak!

Annem telefon açtı geçenlerde: Terketmiş kocası
İlknur teyzeyi, büyükadadaki komşumuzmuş hani,
çok severmişim, çok üzülmüş o da, zaman su gibi akıyormuş,
yaşlanıyormuş insanlar ve de ne çocuklukları kalıyormuş geriye ne de gençlikleri.

Ah dedi sonra, hepsi birer anı şimdi, o Büyükada günleri.
Bisiklete bindirirmiş beni, İlknur teyze, hatırlarmıymışım?
On beş yıl oldu anne, dedim,
çıkaramadım.

21 Temmuz 2006 BeyoÄŸlu