Hrriyetin Yeniden lan'nn 100. Yl | Aralk 1908 | Osmanl Meclisi

Yazar Arşivi

Pahalı Viski

Gönderen: mutlukocakurt | 4 2007 | Türü Deneme

işSevgiyle dördüncü dublemi seyrediyordum. Keşke buz da isteseydim.

“Sana birazdan yapacaklarım için şimdiden özür dilemek istiyorum”
“Meraklanma. Yapacağın hiçbirşey beni korkutamaz, adi köpek ! Senin gibileri çok gördüm ben.”

Yok ! Bu kadın beni tanımalıydı. 18 yıldır beni bekleyen viski, bir on dakika daha bekleyebilirdi. Hem sonrasında boğazımdan aşağı akarken ikimizin de aldığı zevk daha yoğun olacaktı. Masadan, kar maskemi alıp kafama geçirdim. Kadının yanına gidip, göz bağını çözdüm.

“Belki bu firkini değiştirir ?” Elimde bulunan binici kırbacını, hafif hafif yüzüne doğru sallıyordum.

“Beklediğin kabahat, sorunlu piç” dedi, yüzüme tükürür gibi

Kolunu koparırcasına onu sandalyesinden söküp kendi masama sürükledim ve suratını masamın üzerine bastırp, tek parça elbisesini yırtar gibi ensesine kadar yukarı çektim. Gördüğüm manzara beni çok şaşırtmadı. Güzel sırtındaki yara izleri bunları ilk defa yaşamadığının kanıtıydı. Çetin cevizdi.
(more…)



Akvaryum

Gönderen: mutlukocakurt | 25 2007 | Türü Edebiyat, Şiir

mutlukocakurt | Şiir | AkvaryumAkvaryum akvaryumdur
Deniz de deniz
Ne kadar plastik yosun doldursak, çakıltaşı da bulsak
Ya da içinden kabarcıklar çıkan o hazine sandıklarından
Kendi cinsimizden birkaç tane daha bulsak hatta yanımıza
Akvaryum hala akvaryum
Deniz hala deniz

Etrafımızda dört tane sağlaam cam duvar
Çizdik kendime layık gördüğümüz özgürlüğün sınırlarını
Fazlasına gerek de yok zaten
Koruyor tabi korumasına da…
Camdan olduğu için olacak herhalde
Hissetmiyoruz pek tutsaklığımızı

(more…)



Bir Gezinti

Gönderen: mutlukocakurt | 24 2006 | Türü Deneme, Edebiyat

Adam, 30 adım öteden, giriş kapısının üzerindeki arapça yazılı levhaya bakıyordu. Kapıdan girip çıkan insanların ve kapı önü kalabalığının üzerinden zar zor ayırıp yukarı çekebildiği bakışlarını tekrar aşağı kaydırdı. Arapça bilmiyordu. İnsanların, kovandaki arılar gibi girip çıkarken birbirine kısaca elleriyle dokunmaları çok dikkatini çekmişti. Görüntü öylesine ilginçti ki, fotograf makinasını yanına almadığına tekrar pişman oldu.Az önce de birbirine yaslanmış eski evlerin dizili olduğu dar ara sokaklardan geçerken lanet okumuştu. Zaten bugünlerde işleri doğru dürüst gitmiyordu. Buraya gelmeye çoktan karar vermiş, ama bir türlü fırsat bulamamıştı. Ama bu manzarayı görüntüleyemeyecek olması onu gerçekten üzdü. Biraz sonra buralardan ayrılacağı için, gördüklerini ancak hafizasına kaydedebilecekti. En azından gördüklerine daha fazla dikkat vererek bakmaya karar verdi: (more…)