Hrriyetin Yeniden lan'nn 100. Yl | Aralk 1908 | Osmanl Meclisi

Yazar Arşivi

Çok Kişilik yalnızlık (mı)?

Gönderen: nesli | 14 2007 | Türü Edebiyat, Öykü

Cok Kisilik Yalnizlik | edebiyat | öyküAnnesi;”Önemli bir şey değildir,boşver sen. Ben hallederim sonra.” diye yanıtladı babasını yine ve tabi ki bakışlarla. O gördü.

Babaannesi de fark etti sevgili torununda bir şeyler olduğunu, “Allah’ım sen koru Yarabbim güzel torunumu kötü kullarından”… diye geçirdi içinden ve bir Ayet’el Kürsi de onun için okudu. O gördü.

Evden bir hayli kopuk olan ağabeyi dahi anladı nane molla bir durum olduğunu, o da şöyle bir baktı kızkardeşine “Aman yine deli saçması düşüncelerinden biri takılmıştır aklına bu çatlağın.” diye düşündü daha doğrusu düşünür gibi yaptı, diğerlerine ayıp olmasın, ilgilenmediğini bir gören olmasın diye.O gördü. (more…)



Mübalağa Çarşamba

Gönderen: nesli | 15 2007 | Türü Edebiyat, Öykü

Mübalağa Çarşamba | Edebiyat Öykü | nesli

“Bir çağda, bir ülkede biri aşktan kumaş dokumayı başardı. Küçücük bir parça çıktı. O kadar küçüktü ki… Ne kadın örtünebildi ne de erkek…”
Özdemir Asaf

Güzel bir Çarşamba günüydü. Sonunda,baharın parlaklığı onun da hayatını aydınlatmaya başlamıştı. “Çarşambaları severim zaten, Çarşambalar hep güzeldir.” diye geçirdi içinden ve derin derin solurken havayı  tüm Çarşambalar ve baharlar geçti içinden bir de, doldu taştı hepsiyle. Tabi bunların bahanesi olduğunu, her şeyi güzel görmesinin asıl sebebinin aşka düşmesi olduğunu gayet iyi biliyordu da bunu dile getirmeyip içinde tutması gariptir hiç kimsenin erişemediği bir sırra eriştiği hissini yaşatıyordu ona, heyecanlandı birden, dudaklarına hınzır bir gülümseme yerleşiverdi.

Sessizce hazırlanmaya başladı, sabahın erken bir saatiydi ve oda arkadaşlarını uyandırmak istemiyordu çünkü bugün nereye gideceğini söylese emindi onu tefe koyarlardı zira oda arkadaşları insanlara pek güvenmiyorlar, dikkatli olunmazsa başlarına her türlü şeyin gelebileceğini düşünüyorlar ve bu konuda Zeynep’i biraz saf buluyorlardı. İşin kötüsü kendisi de yapacağı şeyi çok doğru bulmuyordu ama yine de gitmek için yanıp tutuşuyordu. Nihayet hazırlanabilmişti ve kapının kilidini sessizce açıp dışarıya süzüldü. Kalbi ağzında atıyordu. Gözlerini açtı, kapadı ve duraktaydı. Esasında durak zaten yakındı ama normalden çok hızlı, kapıdan adımını durağa atmışçasına, durağa varmıştı. Bakırköy otobüsüne bindi ve “Umut”una doğru gitmeye başladı. Aklına sürekli kızlar geliyordu ve acaba yanlış bir şey mi yapıyorum düşüncesi takılıveriyordu peşine. Ama bir kere Umut’un adını andı mı içinden, gülüşünü getirdi mi gözlerinin önüne bütün bulanık sular berraklaşıyordu ve bu böylece devam ediyordu. Yine tanıştıkları günü getirdi aklına, ki Çarşambaydı, ve bir daha aklına ona dair olumsuz hiçbir şey düşürmeyeceğine yemin etti.”Ah o güzelim dönüm Çarşamba!”
(more…)



Bir Gün Belki

Gönderen: nesli | 3 2007 | Türü Siyasi, Yeni

Hrant Dink | Bir Gün Belki | Nesli

Bundan birkaç sene önce “Dar Alanda Kısa Paslaşmalar” adında bir film çekilmişti,tam emin değilim ama “?” senesinde sanırım. (Pek bir önemi yok zaten vaktin.) Fakat ben bundan birkaç ay evvel buluştum kendisiyle, tanışmamız daha öncesine dayanmasına rağmen. Hayatımın filmi diyeceğim türden bir film değildi ama güzel şeyler vardı içinde, görmek isteyene… Şu aralar içinde bulunduğumuz durumlar, ki onları anacağım birkaç satır sonra,filmin belli sahnelerini hatırlamama sebep oldu.

Film, bir mahalle takımının bir üst lige atlayabilme çabası adı altında, o takımı oluşturan kişileri bir arada tutup, onların hayatlarına anlam katmalarına yardım etmeye çalışan bir adamın öyküsünü anlatır ki bu adam eski bir beden eğitimi hocası olan ve takımın oyuncuları tarafından “Hacı” diye anılan, takımın antrenörüdür. Gel zaman git zaman “Hacı” hayatını kaybeder. Esnaf Spor’un futbolcuları bir hayli üzülürler, ne yapacaklarını şaşırırlar, adeta sudan çıkmış balığa dönerler. Ne yapacaklarını şaşırırlar çünkü Hacı onların hayatında çok önemli bir yer kaplamaktadır ve onu son yolculuğuna en iyi şekilde göndermek istemektedirler. Üstelik kimi kimsesi yoktur Hacı’nın,f akat aralarından birinin aklına Hacı’nın daha önceden ziyaret ettiği biri gelir. Ona Hacı’nın vefat ettiği haberini verirler ancak adam cenazeye gelemez ve Esnaf Sporlular cenaze namazını kılıp uğurlarlar Hacı’yı ebedi yolculuğuna. Bunun ardından Hacı’nın daha evvel ziyaret ettiği “o adam” mahalleye gelir ki bu adamın Hacı’nın ağabeyi olduğu öğrenilir. Adama cenaze namazının kılındığını söylerler, adam “Siz ne yaptınız?” diye feryat eder zira Hacı bir “Ermeni”dir!
(more…)