Tamamlayamadığım Şarkım: Paris
Gönderen: S. Arda ÜÇER | 18 Temmuz 2007 | Türü Edebiyat, Gezi
İstanbul, gençliğinin tam merkezinde, kendi güzelliğinin ayırdında, çokça işveli, biraz fettan, göz alıcı kerte kırıtan, kışkırtıcı derecede hayat dolu, epeyce dekolteli bir kadınsa eğer; Paris orta yaşın kadınlara özgü tüm güzelliğine sahip, görmüş geçirmiş, güzelliği kadar sohbeti de derinlikli, hafif makyajlı, biraz durağan ama her dönemin güzelliğini sindirerek yaşatan ve yaşayan bir şehir.
Yıllardır filmlerde görüp sevgi beslediğim, adından hep iyi bahsedildiğini duyduğum, aşık olanların tutkularını gözlerinden okuduğum, aklıma kazınmış görüntülerine illa ki romantik müziklerin eşlik ettiği, yağmurun yüzündeki makyajı akıtmak yerine sevimlilik kattığı, sokaklarında kaybolunca seni kendisine çeken, oturup sokak lambasının altında -kaldırım üzerinde- dünyanın en romantik satırlarını yazabileceğin gibi bir hayale sürükleyen Paris…
(more…)

Selim Arda Üçer, 14 Nisan’da yapılan geniÅŸ katılımlı “Cumhuriyet Yürüyüşü”nü deÄŸerlendiriyor. Yürüyüşle ilgili bir yazıyı daha yayımlamıştık. O yazıyı ve tartışmaları da okumak isterseniz
Onu ilk kez gördüğümde yemek masasında tek başına oturuyordu. Eğer evin diğer odalarının da boş olduğunu bilmesem tek başına oturduğuna inanmazdım. Ara ara belirsizce gülümsüyor, önündeki rakı kadehi ve beyaz peynir ile konuşuyordu. Dışarıda iyice bastırmış karanlığa sırtını dayayan camda belli belirsiz yansımasını görüyordu. Açık olan pencerenin olduğu yöne doğru, teninde hissetmediği ferahlamayı hissedebilmek için, sık sık dalıyordu. Nafile. Temmuz, ihtiyaç duyduğu meltemi esirgiyordu ondan, halen yaşadığı bu sıcak coğrafyada.