İbnelik diye konuya başlamak rahatsızlık verici olabilir, neden eşcinsellik ya da geylik gibi daha ince sözlerle başlamadığımı düşünenler varsa, konunun ilerisinde de anlaşılacağı gibi bahsetmek istediğim konu eşcinsellik değil, ibnelik; sokakta, okulda, stada karşımıza çıktığı gibi, günlük hayatta pek çok kez hakaret olarak duyduğumuz gibi…
İç ve dış mihraklara karşı takım elbiseli ciddi adamların geliştirdiği sert söylemlerin yanında, halkın içinde de bir takım söylemler zaman içerisinde gelişmiştir. Örneğin, geçen ayki Express dergisi Ermeni gençlerle yaptığı söyleşide onlara şu soruyu sormuştu; “Madem ki Ermenisiniz istemeden vermelisiniz sözünü ilk ne zaman, nerede duydunuz ve ne hissettiniz?”. Gençlerin cevaplarından ziyade kendisi “öteki”lerden olmayanların cevapları önemli örneğin, eğer siz bir Ermeni değilseniz, bunu ilk ne zaman, nerede duydunuz ve ne hissettiniz? Bir şey hissetmediyseniz orada bir sorun var demektir, böyle durumlarda öteki olan için de bir şeyler hissetmek gerekir. Gene aynı paralellikte bir de fıkramız var. Dost meclislerinde muhakkak duymuşsunuzdur, olay bir Türk ve bir Yunan’ın çekişmesi ile başlar, biz şunu biz bunu bulduk şeklinde devam diyalog, Yunan’ın “Eee biz de cinselliği bulduk!” demesiyle doruğa ulaşmak üzereyken, Türk’ün şu cevabı gelir: “Ama kadını işin içine biz kattık.”. (more…)