Hrriyetin Yeniden lan'nn 100. Yl | Aralk 1908 | Osmanl Meclisi

Yazar Arşivi

Seçimde ‘Sol’ ne yaptı?

Gönderen: Mehmet Omer Tozkoparan | 26 2007 | Türü Makale, Siyasi

Tozkoparan | Sol Partilerin Seçim Durumları
18. Dönem Milletvekili seçimini kazasız belasız tamamladık. Televizyon, gazeteler ve internette konu en ince ayrıntısına kadar tartışıldı, hemen hemen her kanal uzmanlarla sekizer onar saatlik canlı yayınlar gerçekleştirdi, internette onlarca yazı, video, grafik yer aldı. Sonuçlardan bağımsız olarak da canımız hayli sıkıldı.

Ama

Ben de az çok sıkıcı, tamamen kişisel notlardan ve yorumlardan oluşan bir seçim yazısı yazmaya karar verdim, bir köşe de dursun, bakarsınız okuyan hatta yorum yapan bile çıkar,
(more…)



Vatandaş Sokağa, Ordu Göreve!

Gönderen: Mehmet Omer Tozkoparan | 13 2007 | Türü Siyasi, Yeni

Cumhurbaşkanlığı Seçimi

Memleketimizin siyasi tarihi ilginç olaylarla dolu. Popülist milliyetçi sosyal demokrat parti mi istersiniz, bir zamanlar devrim(!) lideri sonra Maocu en son da nasyonal sosyalist olanlar mı istersiniz, Cumhurbaşkanlığı seçimi için Genelkurmay Başkanı’nın ağzına bakan aydınlar(!), gazeteciler mi, TürkSolu diye faşist dergi satanlar mı… Yapacak bir şey yok, siyasi hayatımızın ve demokrasinin gelişiminin sonuçları bunlar. Biz de artık bunları gördükçe tebessüm etmeyi öğreniyoruz. Mozaikler ülkesi güzel yurdumuzun ilginç mozaikleri bunlar.

Böylesine ilginç olaylardan birine daha yarın(13 Nisan 2007) şahit olacağız. Muhtemelen sayıları yüz binin üzerinde insan yarın Ankara’da mevcut Başbakan RTE’nin cumhurbaşkanı olmaması için yürüyecekler. Cumhurbaşkanı’nı seçme yetkisi Meclis’te, meclisi yani mebusları da halk seçiyor. Çok değil hiç sağlıklı olduğunu söyleyemeyeceğimiz bir seçim sisteminin ve genel olarak bir sistemi olarak, şu anki hukuki düzenin sonucu olarak cumhurbaşkanı muhtemel bir AKPliler toplantısında seçilecek ve aklımıza getirmek istemediğimiz olaylardan herhangi biri gerçekleşmezse bir AKPli milletvekili cumhurbaşkanlığı makamına oturacak.
(more…)



“İbne”lik üzerinden komşuya saldırmak, internete el atmak

Gönderen: Mehmet Omer Tozkoparan | 1 2007 | Türü Yeni

İbnelik üzerinden komşuya saldırmak, internete el atmak İbnelik diye konuya başlamak rahatsızlık verici olabilir, neden eşcinsellik ya da geylik gibi daha ince sözlerle başlamadığımı düşünenler varsa, konunun ilerisinde de anlaşılacağı gibi bahsetmek istediğim konu eşcinsellik değil, ibnelik; sokakta, okulda, stada karşımıza çıktığı gibi, günlük hayatta pek çok kez hakaret olarak duyduğumuz gibi…

İç ve dış mihraklara karşı takım elbiseli ciddi adamların geliştirdiği sert söylemlerin yanında, halkın içinde de bir takım söylemler zaman içerisinde gelişmiştir. Örneğin, geçen ayki Express dergisi Ermeni gençlerle yaptığı söyleşide onlara şu soruyu sormuştu; “Madem ki Ermenisiniz istemeden vermelisiniz sözünü ilk ne zaman, nerede duydunuz ve ne hissettiniz?”. Gençlerin cevaplarından ziyade kendisi “öteki”lerden olmayanların cevapları önemli örneğin, eğer siz bir Ermeni değilseniz, bunu ilk ne zaman, nerede duydunuz ve ne hissettiniz? Bir şey hissetmediyseniz orada bir sorun var demektir, böyle durumlarda öteki olan için de bir şeyler hissetmek gerekir. Gene aynı paralellikte bir de fıkramız var. Dost meclislerinde muhakkak duymuşsunuzdur, olay bir Türk ve bir Yunan’ın çekişmesi ile başlar, biz şunu biz bunu bulduk şeklinde devam diyalog, Yunan’ın “Eee biz de cinselliği bulduk!” demesiyle doruğa ulaşmak üzereyken, Türk’ün şu cevabı gelir: “Ama kadını işin içine biz kattık.”. (more…)



Bu puştlara ne yapmalı?

Gönderen: Mehmet Omer Tozkoparan | 18 2006 | Türü Yeni

Genel olarak böylesine sert bir tepkiyi, böyle sert bir girşi ben de kendimden beklemem. Fakat bu –benim düşünceme göre- herhangi müsamahayı, terbiyeyi ya da acıma duygusunu gerektirmeyen bir konu. Cnn Türk’ün internet sayfasında yer alan habere göre; “Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar Büro Amirliği Ekipleri, yaşları 10-15 arasında değişen çocukların uygunsuz görüntülerini para karşılığında internet ortamında sattığını belirlediği 10 kişiyi gözaltına aldı”. Bunula da kalmayan çete üyeleri bakın ne yapmış? Fotoğraf gönderen çocuklara şantaj yaparak buluşan kişilerin, çocuklarla ilişkiye girdikleri ve bütün bunları kameraya kaydettikleri bildirildi.

“Law & Order Special Victims Unit” isimli bir dizi vardı. Bu dizide cinsel istimara uğrayanlar ve cinsellikle ilgili suçlar yer alırdı. Amerika’da geçen bu olayları gördükçe, orada yaşayanlar için hayıflanır, bizim memleketimizde bunlar olmaz sanırdım. Aslında bu ilk vakaa değil, son olmayacağı da malum. Tabii ki ben de bunun farkındayım, fakat insan kendisine, cinsiyetine, kendi toplumuna nedense toz konduramıyor. Bu olaydan sonra, internette biraz araştırma yaptım. Aşağıda çeşitli örnekler var, sıkmamak için özet dahi vermiyorum.

Haber 1 | Haber 2 | Haber 3 | Haber 4

(more…)



“Yaşadıklarımdan öğrendiğim birşey var”

Gönderen: Mehmet Omer Tozkoparan | 29 2006 | Türü Yeni


Vatan gazetesinden Mustafa Mutlu’nun şu yazısını okuyunca biraz hayrete biraz da endişeye düştüm. Aslında Ataol Behramoğlu hakkında daha farklı bir yazı yazmayı uzun zamandır düşünüyordum fakat bu haberi okuyunca bu konuda da bir kaç söz etmeliyim diye düşündüm. Olay şöyle, Marmarisli bir lise öğrencisi, okulda düzenlediği şiir dinletisinde “Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Birşey Var” şiirini okumak istemiş fakat müdür ve bir kaç edebiyat öğretmeninden oluşan kurul, bu şiirin okunmasına izin vermemiş. Sebep, “sakıncalı” bulmuşlar. (more…)



“Tekil” Şahıslar

Gönderen: Mehmet Omer Tozkoparan | 26 2006 | Türü Öykü

 

Turan Erol

O bir yalnızlık şahsıdır, büyük şehirlerin çocuk parklarında ve genelde herkes oynarken kenardaki bankta oturan çocuk için kullanılır. Böyle köylük yerlerde de pek farklı değildir aslında ve burada çocuklar büyük şehirlerdekiler kadar şanslı da değillerdir, bir sürü seçenek yoktur çünkü insan olarak bile. İşte bu yüzden, az çocuk içerisinde, garip oyunlar başlar ve eğer siz bu oyunda seçilmiş zorunlu bir ebeyseniz, hep O olursunuz. Farklı olmamanıza rağmen, farklı olarak tasarlanan. Zorunlu bir yalnızlığa itilen. 

(more…)



Saklıköyü

Gönderen: Mehmet Omer Tozkoparan | 17 2006 | Türü Öykü

I
Köşedeki kahvede –kahvenin köşesinde- oturan adam, kaptandır, sarı saçlı, pembe yanaklı, gözlüklü olan. Karısı –ismini bilmem-, Rusya’dan gelmiş, Beyaz Rusya’dan –neden beyazdır bilmem-, öyle derler. Ayrıca kahvede iki adam daha oturmaktadır; Ali, pervazcı denir kendisine ve Murad, tek daşak derler –nedendir kimse bilmez-. Ali döndü, baktı kaptana “Ulan” dedi, “Böyle bir karı düşüreceğimi bilsem, ben de boşarım benim karıyı.”. Murad gülümsemekle yetindi. Mavi çerçeveli pencerenin yanında pembe-mor begonviller vardı ve begonvillerin saçakları çardağın altında oturanları rahat bırakmazlardı. Güzeldiler güzel olmasına ama çok da dağılıyorlardı etrafa –hele bu mevsimde-…

(more…)