Sedir Hikayeleri
Gönderen: Tunca ÜÇER | 11 2006 | Türü Edebiyat, Öykü
Ben kendime
yalanlar söyledim
sonra ben o kendimden
onları dinledim
dinledim
dinledim (Özdemir Asaf)
Oda karanlıktı. Uyanır uyanmaz nerede olduğumu anlayamadım. Sedirdeydim. Ne zaman tamamen kendime gelip de ışığı açabildiğimi kestirmek güç. Zihnim yerinde ama pek de mantıklı ve tutarlı şeyler geçmiyor gözümün önünden. Uzun bir kumsal var önümde, deniz düz, denizde küçük bir tekne. Altı bilemedin, yedi metre. Tekne sanki suyu rahatsız etmekten çekinirmiş ve motorunun sesinden utanırmış gibi suyun üzerinde ilerlemekte… Biraz öteden teknenin oltuşurduğu dalgalar kıyıya vuruyor. Denize paralel okaliptüs ağaçları… Tüm sahil buğu septillenmiş gibi kokuyor. Okaliptüslerin üzerinde sevgililerin isimleri. Okaliptüslerinin birinin altında bir çift sevgili… Üç, dört ağaç ötede de küçük bir kız çocuğu, dondurmasını yiyor. Sevgililer biraz huzursuz ama o, çok mutlu. Peki nedir bütün bunları gözümün önüne getiren, zihnime koyan? Pancar motorlu teknenin orada ne işi var? Sevgililer neden huzursuz? Küçük kız neden yalnız? (more…)

Sonra?
Zerdüşt:
Bir oda büyülüğündeki ilk bilgisayardan nerdeyse tüm Dünya’yı saran “genel ağ”a (internet) bilgisayarların hayatımızdaki yolcuğunda biz ilk sırayı mutfak kısmına verdik.Mutfakta ömcelik ise imece ürünlerin!
İnsan eğer kaçtığı/kaçmaya çalıştığı bir şey varsa yalnız kalmaktan korkar. Şimdi rengarenk kıyafetleri, kahkaları, sohbetleri ve bütün aceleleriyle tüm bu insanların arasından sıyırılıp, evimin kapısını kapatıp, içeride oturmak ilk kez bu kadar korkutuyor beni. Ama çaresiz, giriyorum içeri. Kapıyı kapatıp, masama yöneliyorum. Kalemi elime alıp, çekmeceden çıkardığım kağıtları düzgünce masaya yerleştiriyorum. “Ne yazmalı şimdi?” Sana bir mektup yazabilirim, ya da bugün bütün olanları, en azından balık tutan çocuğu anlatmaya başlayabilirim. Ama kendimi ikisi için de pek hazır hissetmiyorum. Şimdi yandaki sedire uzanıp kestirmek, belki de uyumak da iyi bir fikir değil. Geceleri geçtim, gündüzleri bile, ter ve korku içerisinde yataktan fırlamak ya da uykunun bir türlü uğramak bilmediği saatler geçirmek…