Hürriyetin Yeniden Ýlaný'nýn 100. Yýlý | Aralýk 1908 | Osmanlý Meclisi

Yazar ArÅŸivi

kızmak için çok erkendi ve umutlanmak için çok geç

Gönderen: tuti | 17 Eylül 2006 | Türü Deneme, Edebiyat

kızmak içi çok erkendi ve umutlanmak için çok geç…  

onla konuÅŸmak suya konuÅŸmak gibi olmadı hiç… rahatlatmadı yüreÄŸimi… sadece pencerenin önünde bir serçe görmek gibi kalbimde belli belirsiz bir heyecan…

sonra ona olan kızgınlığımı düşündüm… bir tencereye doldurdum hepsini… kaynadı da kaynadı tüm gün.. Ben başında bekledim… mitolojilerdeki o üç baÅŸlı köpek gibi.. hem tutsak gibi baÄŸlıydım hem de baÅŸka nerde olabilirdim ki orda olmasam?

Ona olan sevgimi pembe bir balona doldurdum geçen gün… sonra sıkı sıkı baÄŸladım aÄŸzını…Aldım o uçan balonu gezdim… onunla sevdiÄŸim yerlere ve sevmediÄŸim yerlere gittim… sonra onu bir dosta verdim…Benden uzak olsun istedim o parçamın ama bir dosta emanet edicek kadar güvenli bir yerlerde…
(more…)



Majörler tükendi minörlere yolculuk…

Gönderen: tuti | 7 Mayıs 2006 | Türü Deneme

Bu gece majörleri tükettik minörlere yolculuÄŸumuz…

Sofrabaşı muhabbetlerini çok severim… Küçükken de oturur büyükleri dinlerdim sofrada… ”YemeÄŸini bitirdiysen kalk,git! Büyükler konuÅŸuyor burada!” derlerdi… Eh ben de yerdim de yerdim… O yüzden yusyuvarlak bir çocukluk geçirmiÅŸ olsam gerek…

Ne diyorduk, he evet, masa başı sohbetleri… masabaşında hep bir vatan kurtarma muhabbetleri… Annem Denz GezmiÅŸi çok severdi… Adı geçince aÄŸlardı hemen… Babam ise sosyal-demokrattır… Ama renk vermez…
(more…)



Bir nefes sözüm var…

Gönderen: tuti | 13 Şubat 2006 | Türü Deneme

Evimde oturmuÅŸ yaÄŸmuru izliyorum… YaÄŸmur pisliklerini akıtıyor caddenin…Belki doÄŸuda bir köyde yaÄŸan yaÄŸmur kırmızı akıyordu ÅŸimdi diye düşünmeden kendimi alamıyorum.Tuti konuÅŸtu… Tuti sustu…
Tuti yalnızca bir papaÄŸandır duyduÄŸunu söyler…Evden adımımı atamıyorum…Korkuyorum… Ölmekten deÄŸil de ölmemekten korkuyorum ve tüm bunları (yalnızca)izlemeyi sürdürmekten…

(more…)



Tuti mucize

Gönderen: tuti | 30 Ocak 2006 | Türü Deneme
    yeÅŸil kokuyor camiler… ve bir mis kokusu dolduruyor ciÄŸerlerimi…
    bir huzur buluyorum…
    Kendimi han duvarlarının ilk merdivenini atlamış gibi hissediyorum yalnızca…
    ve bir yorgunluk tüm bedenimi sarıyor…
    İşte bak Uyuyorum…

(more…)