Hürriyetin Yeniden Ýlaný'nýn 100. Yýlý | Aralýk 1908 | Osmanlý Meclisi

Yazar ArÅŸivi

Dahilden AÅŸk

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 16 2007 | Türü Şiir

aşk bir gizli servis ifşa edilmiş amaç için
hücre tipi örgütlenme yalnızlıktan güç alabilmek için
yalnızlık onun neredeyse varlık koşuludur
nihayetinde iki zıtlık arasında çalışır
kadimdir iliÅŸkileri e sonsuz eksi bir yine sonsuz
bölünmüştür mikrolar onunla yönetilir
zamansız kalkınma planının kod adıdır tekamül
ha bir de işkence metodu vardır aynı isimde
ondan öykülenilmiştir başbaşa kalabalıklarda
herkese uygulanır önce soyulur madur
benliÄŸinden eser kalmayana dek sorulur
özgeçmişi geçmiş kovulur ve öz korunur
bu iÅŸlemden sonra seviÅŸ(e)mese de sevmeye mahkumdur

eternity-sonsuzluk (c) ultraphorgrapyh.net

hiçbir yalnızlıkta onu bozacak kadar yalın olamaz tutsak
mesala yakamoz güneşe ulaşamaz aya tutsak
ve ay yakamoz için güneşe tutsak

(more…)



Aksi Halde Çok Kelleler Gidecek

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 18 2007 | Türü Siyasi, Yeni

Söz konusu siyaset olduÄŸu vakit toplumlar ikiye yarılır: yönetilenler ve yönetenler, ipi tutanlar ve tutulanlar. İzaha girmeden önce belirtmek isterim ki ben dini vecibelerini yerine getirmeye özen gösterem bir müslümanım. Hiçbir kimlikten haz etmediÄŸim gibi böyle bir girizgahtan da memnun deÄŸilim lakin her derdin aslını ayrılık olarak görürdüğüm için baÅŸtan bunun önüne geçmek istedim. Muhammed’in iÅŸaret ettiklerine inanmak ilerici olmaya engel deÄŸildir. İlk kurulan mecliste Gazi Mustafa Kemal baÅŸkan, Abdülhalim Çelebi (Mevlevi baÅŸkanı, makam çelebisi.) de ikinci baÅŸkan olmuÅŸtur.


İpler filminden bir kare

Cumhuriyet“…Aksi takdirde çok kelleler gidecek!” diyordu. Yüzyıllarca biat ettikleri Osmanlı Hanedanlığı, hükümdarlığının fiili olarak sonuna gelmiÅŸ lakin ecnebiye teslimiyet reddedilmiÅŸti. Bazıları ödev ile yetkiyi karıştırmıştı. Halkın iradeyi (egemenliÄŸi) eline aldığını unutmuÅŸtu meclisin bir bölümü, hakimiyeti kendinde sanıp ne lütfedeceklerini tartışıyordu ki paÅŸa temsilci olduklarını kimseye birÅŸey vermediklerini hakimiyetin zaten fiili olarak bila kaydu ÅŸart millete ait olduÄŸunu hatırlattı. Meseleye bu açıdan bakılmalıydı aksi halde çok kelleler gidecekti. Mustafa Kemal her daim geçerliliÄŸi olan bir kelamda bulunmuÅŸtu. Espiriyi bilirsiniz: ÅŸeriatta o senin bu benim, tarikatte hem senin hem benim, hakikatte ise ne senin ne benim.

14 NİSAN
Heyecanımız, bilgimizden fazla olursa sonucun niyetimizle örtüşeceÄŸinden şüpheliyim lakin öteki yaratıp, suçlamak, kötülemek de fayda getirecek bir davranış deÄŸildir. 14 Nisandaki yürüyüşü bu açıdan deÄŸerlendirmek lazım. Sevgili H.Dink’in cenaze töreni ve bu yürüyüş gösterdi ki acı ninni sona ermekte. Tahammül zorlanmıştır ve halk tepkisini doÄŸrudan gösterecektir bundan böyle. Seçim vaktini beklemeyeceÄŸiz. Bizler umut dolu meydanlara inerken soralım egemenlik kimdedir? Son birkaç ay manÅŸet manÅŸet, baÄŸrış çağırış hepimizin hatrında. Nerdeyse bir sene evvel -eski tabiriye- cephe açıldı. Önce bu tabirin eskidiÄŸine şükrediyorum, kan çaÄŸrıştırıyordu. Cumhuriyet gazetesi sordu: “Tehlikenin farkında mısınız?” Laiklik tartışmaları hiç dinmemiÅŸti ama o günlerde hararetin arttıracağının iÅŸareti veriliyordu. CumhurbaÅŸkanı dahil oldu, muhalefet dahil oldu, bir kısım ay(ama)dın dahil oldu derken liste uzadı. Andıçlar ortaya çıktı, ordu - sivil toplum örgütleri iliÅŸkileri sorgunlandı, Fethullah Gülen dahil oluyordu tartışmaya. Ne istiyor Amerikalı (kimilerine göre mürÅŸid) sizce? Bu ÅŸekilde ordu da stk’larda zan altında kalacaklar elbette. Nihayetinde katılım azalacak ama dahası var bunlar aynı zamanda yeni gündem demek; parasızlık, ÅŸehitlik ve sair konular unutulacak demek. Bir çoÄŸunuzun malumu olduÄŸu FEM yurtları, evleri mezunlarını çoktan verdi ve daha da vermekte. Buradan çıkıp TSK’da görev alanlar da az deÄŸil.
Bir baÅŸka incelenmesi gereken konuda kimi destekçiler. ÇaÄŸdaÅŸ YaÅŸamı Destekleme DerneÄŸi Genel Merkezi ve 95 Åžubesi, Uluslararası Lions Kulübü Dernekleri 118-K Yönetim Çevresi Fedarasyonu toplumsal uzlaÅŸma isteyenlerden. Åžimde talebin bizimkisinden farkı yok lakin ÇaÄŸdaÅŸ YaÅŸamı Destekleme DerneÄŸi’nin Sorosgillerden olduÄŸu malum. Burada baÅŸka amaçlara hizmet etmemek için şüphe ÅŸart! İyi düşünelim ne, kimin faydasına. Çok kellelerimiz gitmedi mi? 80′den öncede, 60′dan öncede hepimiz, hepimizin bekasını istemiyor muyduk? Komünizmden kaçarken CIA’nın kucağına oturulmadı mı?

New York Times On binlerce kiÅŸinin hükümet üzerinde artan İslami etkiyi protesto etmek için Türkiye’nin baÅŸkentini doldurduÄŸunu yazdı. Gösteriye katılanların sayısının Türk toplumunda İslam rolü konusundaki derinleÅŸen bölünmeyi yansıttığını kaydeden gazete, “Åžimdi iki ayrı Türkiye var” ifadesini kullandı.
(more…)



Dışiç

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 3 2007 | Türü Şiir

Vahdet İŞSEVENLER | Dışiç | Şiirkurtulmuşum bir kere kafesimden
bordro almışım aşk devletinden
numaram yok aşıklar kanununa tabiyim artık
Pır’e rastladığımdan beri dolanırım önde başım
kambur sanarlar beni
oysa ki tecellisinden utanırım
bir göz yaşı bir damla su biraz tuzlu
yine ağlıyor yediler yedisi de güzeller
onlara gökkuşağı derler
Ha’dan gelir Hu’ya giderler

(more…)



Bir pazar sabahıydı(*)

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 22 2007 | Türü Edebiyat, Şiir

Esmerdi boyadığı ayakkabı kadar esmerdi bahtı kadar
istem dışı sevgilim dedim üç beş kuruş versem
benim pabuçlarada fırça atar mısın
sevişmek işte bir dakika olur mu uzatmak lazım
hem temizlik imandan sen çalış ki dinlensin gözyaşlarım
bir de kollarımda yatar mistik bir deli
Hakka açtığım avuçlarımda yanar onun tütsüsü
doğum günü yahut düğün gecesi
pek bir hevesli neÅŸeli
bıraksan müjdeleyecek hepimizi
bugün bir parlaklık da var güvercinin kanadında
belki huzur bile var sabahımda
sanki şenlik var kurulmuş çadırlar süslenmiş yollar
yar kelimenin her anlamına sahip
ya koynumda ya ben onun kenarında
ne atlasam olur ne öpsem
ben de karışık memleket de
ama kurmuşum bombayı ha patladı ha patlayacak
bak uzmanı da kalmadı pek
bir Yılmaz var kırkına dayanmış
onun da üstüne gidiyorlar ama gözü pek
işte ermeni asıllı gazetecinin ki gibi
ama doğduğu topraklara dayanıyor onun ki
bakarsın benim anayı da dert ederler
tehlikeli iş şiircilik ya övdürür ya öldürtür
ama kurmuşum bombayı ha patladı ha patlayacak
bak biz delikanlıları maşa etmeyiz
dayadık namluyu kafamıza kalbimiz temiz
sıksam tetiği patlayacak
süre daralıyor fitil iyiden iyiye kısaldı
sağa sola bakma uzmanıyız dedik
hem ben de saklamadım oraya yürek gönül falan dedik
bırak pabuçları seni beklemekle olmayacak
aha şiir be oğlum sarsıyor
işte barutu bende şarapnelleri sana şıçrayacak

ocak 2006

(*) UÄŸur Mumcu’nun ardından Ali Çınar-Selda BaÄŸcan tarafından yazılmış ağıttan bir mısra.



Tövbe

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 8 2006 | Türü Edebiyat, Şiir

bu akşam içeceğim seninle haberin olsun
sarhoş olana kadar içeceğim
yoruldum artık hasretle yaşamaktan
tükendi göz yaşlarım kesrete akıtmaktan
bir çiçek doğmadı bağrımdan
sana aşka yakışan
yanaÅŸmaya cesareti olan
karı deldi de utandı nefesini duyunca
aldanma kızıllığına sanma güle özendi bülbüllüğümde
akıtacağım yine yinede
(more…)



Pencere kızına umut

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 15 2006 | Türü Edebiyat, Şiir

pervazında küller
yaÄŸmur arada temizler
ve kuÅŸ pislikleri
desem ki vefa mühürleri
onları örnek alan ademoğulları
hani bir pazarlamacılıktır ki her alanda
yani kaktüsler dolmuş halk ormanına

de ÅŸimdi bana
oralarda hala sela okunuyor mu
damlalar yere inmeden kalbe düşüyor mu

geçti tabi
satınca bin yılınızı
otuzar kırkar yıl düştü kelle başı
elin gitmiyor demek
desene tesbih demek dert demek

Umut kulak ver simyacıya
abdest hala göz yaşıyla alınıyorsa
güller diken içinde açarlar ya
dikenler arasından gül açtıran var



Elmadan çok sonra

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 27 2006 | Türü Edebiyat, Şiir


bir adın var benim koyduğumdan farklı
elbet sevgilim olmayacak kütükteki kaydı
aynada gördüğümden farklı bir suretin var
her görünüşten öte bir ben var sende
ve bende bir sen var kabul edememiş ayrılığı

kabul etmeyeceksek sevilmesiz müebbet hapsi
kendimi orda bırakıp gitmek gerekti
perdeleri yırtıp sevgiliye sunma vakti
yas ın anlamındaki
gidişlerin ardındaki
gelmelere
yokluÄŸa
selamın vakti
(more…)