Bu yazarın tüm içeriği:

Çay Kaşığının Ölümü

Sözcükleri ısladım akşamdan. Ve bir çay koydum yatmadan, İçinde az biraz merak, epey boşvermişlik olan. Güzel bir harmandı Ama buruktu tadı. Birkaç şeker attım Olmadı… Daha beter, içimi bulandı, kokusu dağıldı. Dedim ki kendimce “Hangi burukluğu götürebilmiş hangi şeker, Ya da hangi şeker bulandırmamış gerçeği Bırak atma bir daha harmanına bu zehri.” Tadına alışmaya çalışırken [...]



iki saniye

kirli parmakları ve zamanından önce ağarmış saçları ile o bir saklı kentti adeta alelade pabuçları ve çizik dolu yüzü ile gülerdi zavallılığıma hep acelem vardı, oysa bir yanılsamaydı yaşadığım dünya. hergün onun yanından geçerken, iki saniyelik bir gerçeklik yaşıyordum aslında, genzimi yakan çöp kokusunda, ve zar zor sectiğim susup kurumuş dudaklarında.



Firavun

Bitmek bilmeyen arzularınla lanetlenmişsin. Ağzın tükürük dolu, Konuştukça dinleyenleri kirletmişsin. Öfkeden kavrulmuş bedenin Bu yüzden denize gömülmek istemişsin. O bile kabul etmemiş, Dibe atmış seni. Yürümüşsün yerkabuğunun altında Almış öfkeni magma Yanardağdan tükürmüş sonra O hızla yutmuşsun bir kasaba Şimdi mezarsın ufak çocuklara.



Gereksiz Zamana Gereksiz Yazı

Günlerden birgün. Öyle birgünki sokak kendinden geçmiş kendini sokaktan ziyade başka herşey sanar halde. Cıyak cıyak çocuk sesleri, yanlarında yürüyen insanların onları duyamayacağına inanmış ve bu yüzden avazı çıktığı kadar konuşan insanlar, yapış yapış sevgililer ve olmazsa olmaz kız kesiciler, artı olarak yankesiciler. Yankesicileri saymak ne kadar doğru bilemiyorum. Onlar artık bizim birer parçamız, yokluğunda [...]



Yeni Çıkan Herşeye Atlamak

   Üreticiler pazar yerlerine yeni bir ürün sürdükleri zaman çoğunlukla bir kez dahi olsa o ürün büyük bir çoğunluk tarafından denenir. İhtiyaç olsun olmasın “yaşasın tüketim!” sloganı eşliğinde kapış kapış giden bu yeni ürünler çoğu zaman bütçeye zarar verirler fakat küçük bir meblağ olduğundan pek fazla önemsenmezler. Misal bir zamanların meşhur sanal bebek furyası vardır. [...]



1987. Baskı’dan Yanıtsız’a Mektuplar 1

Yanıtsız’a; Sabah her zamanki sabah, akşam da her zamanki akşam ama yağmur her zamanki yağmur değil bugün. Bana avuç avuç bir kadını getiriyor. Penceremden yavaşça süzülen, panjurun kenarında demlenen bir kadını. Sana anlatmam gereken bir kadını… Yaşamın içinden, kıyısından köşesinden, ta dibinden, en güzel koylarından, en beter yarlarından geçmiş bir dilber yaşamış zamanın birinde şu [...]



Bozuşmak Yok

Hüzünlenmek için kullanırım seni Biliyorsun, bencil bir adamım. Çok kalabalıktır, canım sıkılmıştır Kullanırım seni, Aklıma getirip maziyi. Kimsecikler yoktur Manzara olduğu gibi boştur Ah çeker, Kullanırım seni Biliyorsun, bencil bir adamım.