Sustular…
Gönderen: Yasemin AKTUNA | 10 Ekim 2006 | Türü Edebiyat, Öykü
Odada ılık ve taze bir hava vardı. Henüz doğmakta olan güneşin ışınları panjurun deliklerinden içeri süzülüyor, yer yer izler bırakıyordu. Taze demlenmiş çayın kokusu domates ve salatalığın kokusuna karışmıştı. İri siyah zeytinler de onlara katılınca tam bir ziyafet olacaktı. Birbirlerine baktılar. Gülümsediler.
Tabii bu yalnızca bir hayaldi. Gerçekleşmesi imkansız bir hayal. Onun hayali.
Luna park tıklım tıklımdı. Gecenin bir vaktinde elinde pamuk şekeri ile bir aletten diğerine koşuyordu. “Çarpışan arabalar için son çağrı!” Yetişmeye çalışırken ayağı takıldı,düştü. Hepsi durdular. Yanına gelip yardım ettiler. Sonra oturup gülüştüler.
Tabii bu yalnızca bir hayaldi. Gerçekleşmesi imkansız bir hayal. Onun hayali.

Eve birileri gelince beni hemen masanın altına sokardı, bazen de dolaba, ve kitlerdi.Nefes alamadığım zamanları hatırlıyorum ve o fena naftalin kokusunun sacıma , parmak uçlarıma işleyişini…
Şuanın hastası ve yarının hastası iki kişiydik.Uzanmış sessizleşiyorduk.Ara sıra nedensiz gülmeler ve etraftan tuhaf, kaçamak bakışlar. Canlılığını yitirmiş güneş son ışın saldırısını gerçekleştiriyordu tenimize, tabii yalnızca bugün için.
“Ben” dedim , “ben sadece seni görmek istemiştim, özür dilerim…” . İhtiyar kaşlarını çatmışti belli belirsiz . Burada olmamdan rahatsızdı.Tahmin etmiştim böyle olacağını ama yine de geldim. Onun yanında düşüncelere daldım. İçimden tekrarladım:“Biliyordum böyle olacağını…”. Sonra kendime neden burada olduğumu sordum, sadece istediğim için buradaydım, başka bir şey düşünmemiştim, istemiştim ve gelmiştim.
“Düşmek sorun değil ama kalkmak…