Hrriyetin Yeniden lan'nn 100. Yl | Aralk 1908 | Osmanl Meclisi

‘Edebiyat’

Bir dizgi hatası

Gönderen: H.G. Özkoray | 22 2008 | Türü Edebiyat, Öykü

Kâh yağmur vardı, kâh karanlık dışarıda. Kapıyı çalan arkadaşımı içeri almakta hiç de acele etmediğimi hatırlıyorum. Sırılsıklam yağmurluğundan yerlere akan su damlacıkları ve gökgürültülü gecenin sokaklarından getirdiği çamurlu ayak izleri apartman görevlisini hiç de memnun edeceğe benzemiyordu.

Çatı katındaki dairemde kabuğuma çekileli birkaç hafta olmuştu. Dış dünyayla ne ölçüde kesebildiğimi kestiremediğim bağlantılarıma bu ziyaret yeniden hayat vermişti ne olursa olsun. Kendimi son zamanlarda göreceli olarak daha üretken ya da daha az steril bulmaktaydım yine de, gizemli bir hava verme çabalarımın boşa çıktığı bu münzevi dönemimde. Şubat ayında çıkagelen bahar havası içimi ısıtmalıydı aslında, fakat böyle bir ihtiyaç hissetmiyordum.
(more…)



‘‘Melankolik şaire…’’

Gönderen: Gözde Atasayan | 20 2008 | Türü Deneme, Edebiyat, Yeni

Şiir ne tek başına edebiyata, ne de hayata aittir; hayatla edebiyatın kesiştiği gizli bir alanda durur şiir. Sadece kendi kalbini yiyebilen; acılarını değiş tokuş edebilenler, yaranın dilinden yeni bir dünya kurabilmek ve ona sığınabilmek isteyenler için sırrını veren yitik bir ülke.

‘‘Pablo Neruda, 6 Mart 1966’da Santiago’da yayımlanan Halkın Şiiri (La Lira Popular) için, Halkın Şairleri başlığını koyarak yazdığı önsözde şöyle demektedir: ‘‘Hep parmak izlerinin yer aldığı bir şiiri yeğledim (…) Yalnızca halkın şiiri ellerinin anısını koruyabilir.’’

Bir şairin ellerini uzatabildiği coğrafik hat ne kadar geniş olabilir? Kelimeleri kendisine işaret levhası olarak seçen şair; kendi halkının ötesinde insani olanın acısına, matemine ve zihinsel sömürüsüne ne denli uzak kalabilir? Şair, hiçbir haritanın belirleyemediği bir üst coğrafyanın ta kendisidir. Anısı gerçek olan, Neruda’nın dediği gibi halkın şiiridir; yalın, ürpertecek kadar saydam, içinde lirizmin şaşırtıcı saflığıyla…
(more…)



mektup

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 31 2008 | Türü Edebiyat, Şiir

Gelişi güzel katlayıp koyuyorum zarfa kendimi
İadesi çoktan taahüt edilmiş buluyorum
Tükenme husususundaki beklentisini çoktan yitirmiş
Tek şans var bizim umudumuz için
Hedefe varılacak ve o zaman huzur bulacak
Aslında bu geri dönüş bir gaye olmuş
Sayıklanan her ürperişte
(more…)



memleket bizim memleket

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 4 2008 | Türü Edebiyat, Şiir

dumrul deveye benzer onlar kereme
onda kas var canlarda yürek
ikiside köprü savunur delice
o benim der canlar ise memleket

kimisini canlar delirtmiş
der kimin için isteyeyim adalet
kimisi cananın peşinden gitmiş
nerde sevdiğim nerde adalet
bin türlüsünü barındırır memleket

ayırmasın bizi paraya tamah ey beşer
biz eğildikten sonra para ayağımızın altında
aman dikkat et biri de arkana geçer
halin sen ben dedikçe şaşar
(more…)



Çay Kaşığının Ölümü

Gönderen: Yasemin AKTUNA | 16 2007 | Türü Edebiyat, Şiir

(c) Caner Ergiler | Çay Kaşığının Ölümü | Şiir | EdebiyatSözcükleri ısladım akşamdan.
Ve bir çay koydum yatmadan,
İçinde az biraz merak, epey boşvermişlik olan.
Güzel bir harmandı
Ama buruktu tadı.
Birkaç şeker attım
Olmadı…
Daha beter, içimi bulandı, kokusu dağıldı.
Dedim ki kendimce
“Hangi burukluğu götürebilmiş hangi şeker,
Ya da hangi şeker bulandırmamış gerçeği
Bırak atma bir daha harmanına bu zehri.”
Tadına alışmaya çalışırken sadenin
Uzaktan sesini duydum bir neyzenin
Huzur dudaklarımdan içime koşuştu
Bu işe tek bozulan çay kaşığı olmuştu.



Sıcak Savaş

Gönderen: Ufuk KARAGÖZ | 29 2007 | Türü Edebiyat, Yeni, Şiir

Sıcak burası şimdi
Kadınları güzel, dudakları kırmızı
Adamları desen çalışkan
Elmaları hepten kırmızı
Vakti akşamüstü
Şarabı da sıcak buranın
Şarabı tatlı
Burası öyle sıcak ki,
Mermer heykeller var sokaklarda (more…)



Deneyin

Gönderen: berilll | 21 2007 | Türü Deneme, Edebiyat

”Ben dünyayı yutmayı hiç çabalamadım, başaramazdım da, ama çevremdekilerin dünyayı yutuşlarını hep yanıbaşlarında izledim…”

Herşeyi farkındalık ne kadar sıkıcı ve sıradan… Başkalarının düşünmesi gerekenleri, bir görev gibi üstlenmek ve sadık bir şekilde devam etmek… Zor ama başarılı olunca alınan haz apayrı.Bunları düşünmek bile delilik iken, yaşama ya da yok yok yanlış oldu oyunumuza dahil etmek … İşte bu akıl almaz aslında… Bazen yaşadığın onca yılın tamamını toplasan elde hiçbirşey bulamazken, birkaç yılın evet evet kısacıcık birkaç anın kırıntıları bile hayatına yön vermen için yeterli ya da anlamlı oluyor… Çevresine bakıp bir boşluk gören kaç kişi vardır acaba?merak içindeyim… O kadar dolu bir yaşamın ve içindeki figüranların aslında kocaman bir fos olduğunu hisseden… (more…)