Hrriyetin Yeniden lan'nn 100. Yl | Aralk 1908 | Osmanl Meclisi

‘Edebiyat’

İs

Gönderen: Yasemin AKTUNA | 9 Ekim 2008 | Türü Edebiyat, Şiir

Rengi karanlık
Ve kokusu duman
Fazlaca hızlı
Fazlaca tedirgin…

Bir sokak lambası, kan içinde bir kadın
İri bir el, ufak bir sustalı

Adı “İs”miş, fare severmiş
Diyorlar ki oymuş tek görgü tanığı
Ürkekçe ilerlemiş olay mahallinde
Bilmeden olayın sebebini

Sonra sirenler, bir çocuk çığlığı, bir kelime
“Anne!”
İs yavaşça yaklaşmış küçüğe
O son anı aktarmak istemiş kedi gözleriyle



Aren

Gönderen: HBozkurt | 7 Ekim 2008 | Türü Edebiyat, Şiir

seviyor sevmiyorum..seviyor
bir tek bir çift gezince suratında

çitlerden atlıyor..durmadan..duruyor..durmuyorum
durmuyor içimdeki hasretin

geçiyor bir yandan..ı yakıyorum

seçiyor..seçmiyor..seçmiyor
gölgende yanık isi

güneşi seviyorum..şiiri güneşsiz bir günde
çığıldıyor apoletler altında..rap rap

içimde nem kasveti..buruk akşamlar
dökülüyor kadehten..aynalar

bana yazgını anlatıyor

güneşi sevmiyorum..taze bir ceset açılmış kolları
kemikleriyle buluşmuş..sessizlik

örseliyor aramızda son demi

şiiri sevmiyorum..yalan saatler
yan vazoda kimliği belirsiz

bir çiçek nakışlıyor
gözlerin çisilinden

şiiri güneşsiz sevmiyorum..kavruk
(devamını görüntüleyin)



yasaklılık ve tütün mesela

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 1 Haziran 2008 | Türü Edebiyat, Şiir

beşiktaştan kadıköye kadıköyden beşiktaşa
çeyrek geçe çeyrek kala
daraldı vapurlar yetişemez dostun susan dudağına
karşılardı deposu ün varınca beşiktaşa
bir zam bir kepçe bir kepçe bir zam
tütünsüzüm yazamam

selimiyede kışla öbür yanında gata
sürgündedir hukuk öğrencileri aslında haydarpaşada
mapusa benzetilirdi taş bina
tamam oldu avluda voltayla
yasak gelince mayısın ondokuzunda
mayısın bir vapur daha kalktı ondokuzunda
iki fabrika daha tam açıldğında yasak geldi sigaraya

aslında martıları beslemekten daha çok sefa
vermiştir vapurda bir sigara
ve her yaşının okulunda
mesala lisede ya da mapusta
akıl gönlü tutsak ederken sorularla
hürriyet sormakken feylosofça
rasyonel özgürlük tutsak etti yine ayrılığa
(devamını görüntüleyin)



Bir dizgi hatası

Gönderen: H.G. Özkoray | 22 Mart 2008 | Türü Edebiyat, Öykü

Kâh yağmur vardı, kâh karanlık dışarıda. Kapıyı çalan arkadaşımı içeri almakta hiç de acele etmediğimi hatırlıyorum. Sırılsıklam yağmurluğundan yerlere akan su damlacıkları ve gökgürültülü gecenin sokaklarından getirdiği çamurlu ayak izleri apartman görevlisini hiç de memnun edeceğe benzemiyordu.

Çatı katındaki dairemde kabuğuma çekileli birkaç hafta olmuştu. Dış dünyayla ne ölçüde kesebildiğimi kestiremediğim bağlantılarıma bu ziyaret yeniden hayat vermişti ne olursa olsun. Kendimi son zamanlarda göreceli olarak daha üretken ya da daha az steril bulmaktaydım yine de, gizemli bir hava verme çabalarımın boşa çıktığı bu münzevi dönemimde. Şubat ayında çıkagelen bahar havası içimi ısıtmalıydı aslında, fakat böyle bir ihtiyaç hissetmiyordum.
(devamını görüntüleyin)



‘‘Melankolik şaire…’’

Gönderen: Gözde Atasayan | 20 Mart 2008 | Türü Deneme, Edebiyat, Yeni

Şiir ne tek başına edebiyata, ne de hayata aittir; hayatla ın kesiştiği gizli bir alanda durur şiir. Sadece kendi kalbini yiyebilen; acılarını değiş tokuş edebilenler, yaranın dilinden bir dünya kurabilmek ve ona sığınabilmek isteyenler için sırrını veren yitik bir ülke.

‘‘Pablo Neruda, 6 Mart 1966’da Santiago’da yayımlanan Halkın Şiiri (La Lira Popular) için, Halkın Şairleri başlığını koyarak yazdığı önsözde şöyle demektedir: ‘‘Hep parmak izlerinin yer aldığı bir şiiri yeğledim (…) Yalnızca halkın şiiri ellerinin sını koruyabilir.’’

Bir şairin ellerini uzatabildiği coğrafik hat ne kadar geniş olabilir? Kelimeleri kendisine işaret levhası olarak seçen şair; kendi halkının ötesinde insani olanın acısına, matemine ve zihinsel sömürüsüne ne denli uzak kalabilir? Şair, hiçbir haritanın belirleyemediği bir üst coğrafyanın ta kendisidir. sı gerçek olan, Neruda’nın dediği gibi halkın şiiridir; yalın, ürpertecek kadar saydam, içinde lirizmin şaşırtıcı saflığıyla…
(devamını görüntüleyin)



mektup

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 31 Ocak 2008 | Türü Edebiyat, Şiir

Gelişi güzel katlayıp koyuyorum zarfa kendimi
İadesi çoktan taahüt edilmiş buluyorum
Tükenme husususundaki beklentisini çoktan yitirmiş
Tek şans var bizim umudumuz için
Hedefe varılacak ve o zaman huzur bulacak
Aslında bu geri dönüş bir gaye olmuş
Sayıklanan her ürperişte
(devamını görüntüleyin)



memleket bizim memleket

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 4 Ocak 2008 | Türü Edebiyat, Şiir

dumrul deveye benzer onlar kereme
onda kas var canlarda yürek
ikiside köprü savunur delice
o benim der canlar ise memleket

kimisini canlar delirtmiş
der kimin için isteyeyim
kimisi cananın peşinden gitmiş
nerde sevdiğim nerde
bin türlüsünü barındırır memleket

ayırmasın bizi paraya tamah ey beşer
biz eğildikten sonra para ayağımızın altında
aman dikkat et biri de arkana geçer
halin sen ben dedikçe şaşar
(devamını görüntüleyin)