Hürriyetin Yeniden Ýlaný'nýn 100. Yýlý | Aralýk 1908 | Osmanlý Meclisi

‘Deneme’

Bir Gezinti

Gönderen: mutlukocakurt | 24 2006 | Türü Deneme, Edebiyat

Adam, 30 adım öteden, giriÅŸ kapısının üzerindeki arapça yazılı levhaya bakıyordu. Kapıdan girip çıkan insanların ve kapı önü kalabalığının üzerinden zar zor ayırıp yukarı çekebildiÄŸi bakışlarını tekrar aÅŸağı kaydırdı. Arapça bilmiyordu. İnsanların, kovandaki arılar gibi girip çıkarken birbirine kısaca elleriyle dokunmaları çok dikkatini çekmiÅŸti. Görüntü öylesine ilginçti ki, fotograf makinasını yanına almadığına tekrar piÅŸman oldu.Az önce de birbirine yaslanmış eski evlerin dizili olduÄŸu dar ara sokaklardan geçerken lanet okumuÅŸtu. Zaten bugünlerde iÅŸleri doÄŸru dürüst gitmiyordu. Buraya gelmeye çoktan karar vermiÅŸ, ama bir türlü fırsat bulamamıştı. Ama bu manzarayı görüntüleyemeyecek olması onu gerçekten üzdü. Biraz sonra buralardan ayrılacağı için, gördüklerini ancak hafizasına kaydedebilecekti. En azından gördüklerine daha fazla dikkat vererek bakmaya karar verdi: (more…)



kızmak için çok erkendi ve umutlanmak için çok geç

Gönderen: tuti | 17 2006 | Türü Deneme, Edebiyat

kızmak içi çok erkendi ve umutlanmak için çok geç…  

onla konuÅŸmak suya konuÅŸmak gibi olmadı hiç… rahatlatmadı yüreÄŸimi… sadece pencerenin önünde bir serçe görmek gibi kalbimde belli belirsiz bir heyecan…

sonra ona olan kızgınlığımı düşündüm… bir tencereye doldurdum hepsini… kaynadı da kaynadı tüm gün.. Ben başında bekledim… mitolojilerdeki o üç baÅŸlı köpek gibi.. hem tutsak gibi baÄŸlıydım hem de baÅŸka nerde olabilirdim ki orda olmasam?

Ona olan sevgimi pembe bir balona doldurdum geçen gün… sonra sıkı sıkı baÄŸladım aÄŸzını…Aldım o uçan balonu gezdim… onunla sevdiÄŸim yerlere ve sevmediÄŸim yerlere gittim… sonra onu bir dosta verdim…Benden uzak olsun istedim o parçamın ama bir dosta emanet edicek kadar güvenli bir yerlerde…
(more…)



Apostol’la Altmış Dört Bin Sayfa 2

Gönderen: ahmetyozgat | 31 2006 | Türü Deneme

Yüreğinin Varoşunda Yaşayan Şair

Apostol’la Elli BeÅŸinci Sayfa Dibacesine İlave
 
1/:
Ben işte böyleyim şahım,
Bilemem başkalarını ne susarlar şiir estiğinde,
Ne söylerler,
Uzun uzun sustuÄŸunda aydos havaları?…
Hani sorar ya insan zaman zaman,
Diğer kendine bir tenhada rastladım varsayarak:
Hangi kale dibinde sevmişti yüreğim gölge koygunluğunu,
Ya da hangi seyyarede dercolur kavuşmadan ölenler?
Birinci semada mı?
Yoksa semalardan en kırmızıya çalanda mı? (more…)



HoÅŸ geldin

Gönderen: Sidar Ergen | 29 2006 | Türü Deneme, Edebiyat

Tahmininden önce burada olduğunu düşünüyorsun belki, ama zamanın gelmişti – bunu sorgulamaya hakkın yok zaten- Şimdi, bugüne kadar merak ettiklerini daha kolay görebileceksin. Bakmaya iznin var. Sonra geri gideceksin, başka bir bedende başka bir memlekette. İlk defa dünyaya gelmişsin gibi tekrar merak edeceksin biraz sonra göreceklerini.

Göreceklerin hayattayken hayal kurabildiklerini aşıyor. Buradan bakıldığında her ÅŸey net ve açık, Gerçek kavramı daha anlamlı, ve daha ”gerçek” . Sen öldün. Seni taşıyan vücut ruhunu kaldıramadı, ve arıza sonucu çalışamayan makine gibi vücudun pes etti. Ruhun hasarlı bedenine o kadar ağı geldi ki, bedenini terk edip buraya çaÄŸrıldı. Belki yaÅŸarken ruhunun gökyüzüne doÄŸru uçacağını düşünüyordun, veya günahlarını, yalanlarını hatırladıkça yerin yarılıp derinlerde yanan ateÅŸin seni kendine çekeceÄŸini. Ne kadar da yanılmışsın. YaÅŸadığın yerde yaÅŸadığın evde ama görünmeyerek duruyorsun. (more…)



Apostol’la Altmış Dört Bin Sayfa

Gönderen: ahmetyozgat | 24 2006 | Türü Deneme, Edebiyat

GiriÅŸ

Zaman Salt İpektir

1/:
Zamanda birinci an,
Kan ve ışık iç içe halaya kalkmaktaydı.
Yakmaktaydı gözlerimi sarsıcı bir radyasyon,
On, bin, belki de milyar kere milyardı palazların nüfusu.
Su ise her şeyin anasıydı.
Seyredilen, alemlerin lahuti aynasıydı…

***

Ta bing Bang’da doldurdum seni avucumun doÄŸal çukuruna ey aÅŸk…
Kadehime boÅŸalttığımsa sayın ki sizlerdiniz ey ins-ü cin…
Yavru tarihti henüz beÅŸiÄŸindeki bala. Bel’asını sahtiyan bir yaÄŸmurluk gibi bürünmüştü seffaf bedenler. Ve asırlardır uyuklayan karanlık bozarmanın eÅŸiÄŸindeydi ışıkla. Köhne ve kendi kendine yeten yumurtanın sonuydu kuluçkada. Ve eski bir aÅŸka ve aykırı ÅŸiirlere hamile bir meyhanedeydim ben de milatların ilkinde. İçiyordum altmış dört bin sayfa tutan birikimimi kahverengi, yani it sütü rengindeki kadehimin dibinden. İçiyordum anasını satıyım. YaÅŸadıklarım eÅŸkenar olmayan eÅŸaçı bir üçgendi hepi topu. Ya da üçgen bile deÄŸildi. De ben efkar sanıyordum. BoÄŸulduÄŸum bu ÅŸah denizini. Yani ÅŸiir klanının ÅŸahı yine her zamanki gibi salt ipektendi. Ve çifte su verilmiÅŸti isli bir haddanede. Masifti simsiyah. Ve alçakça bir çukurdaydı. Taze anılarının kısrağına binmiÅŸ olarak anadan üryan. Ve katran balçıklı gururdandı yüreÄŸi. Bense bir sokak kancığı gibiydim kozmik bir yuların alt ucunda. Yaltaktım varsıllığı kendinden menkul zibidi anılarıma ne yazık ki.
Bedenimi merhamet bilmez bir el aldı.
Yel aldı yüreğimi.
Ol sebepten içiyordum anasını satıyım.
“Lan Barba ikiletme de doldur” diyerek.

(more…)



Unutmak Basitliktir !

Gönderen: hanife songül | 19 2006 | Türü Deneme, Edebiyat

OrtadoÄŸu’nun cadı kazanından farksız olduÄŸu ÅŸu günlerde, bir insan evladı yoktur ki soru iÅŸaretsiz bir güne uyansın. Her insanın aklında ÅŸekil olarak farklı fakat özünde aynı olan sorular mevcut. İsrail’in soykırımından kaçmaya çalışan bir Lübnanlı’nın aklında:”Acaba bugün mü öleceÄŸim yoksa soluyacağım bir günlük nefesim daha var mı?’’sorusu,yahut Lübnan’a yapılanları televizyonundan izleyip:”Ne olacak bu savaşın sonu,acaba benim ülkeme de sıçrar mı?”korkusu.Aslında iki soru da özünde yaÅŸama isteÄŸini barındırıyor.İnsanların yaÅŸam haklarını ellerinden alan İsrail, peki buna sebep olarak neyi gösteriyor;Hizbullah’ın iki İsrail askerini esir almasını…

Esir edilnmiÅŸ bir asker uÄŸruna  OrtadoÄŸu’yu bulandıracak bir savaÅŸ baÅŸlatılmaz kanısındayım. Bu taşın  altından da bir yılan çıkacak biliyorum lakin benim asıl anlatmak istediÄŸim İsrail’in saldırılarıyla yerle bir olan Lübnan’ın da bir zamanlar Türkiye’yi sokan bir yılan olduÄŸu gerçeÄŸi! 80′li yılların başından bu yana 30 binden fazla askerimizin ÅŸehit edilmesine sebep olan PKK, yine o yıllarda Lübnan’ın Bekaa Vadisi’nde kurulan kamplarda semizlendi.
Devamı
(more…)



Şurası Filisttir, Orası Kilist

Gönderen: ahmetyozgat | 13 2006 | Türü Deneme, Edebiyat

/mauriceasseoBir Yosma Kızına Şiirleme 
1/: 

Püfür püfürdü zaman, 
Biz birer damlacık yağmurduk bulutların gözpınarında, 
Ya da gül üstünde inci rengi bir çiğ, 
Veya babamızın şakaklarında ılıman terdik… 
Koltuğumuzun altına sıkıştırır bir cüzz-ü elifi, 
Mahalle mektebine giderdik… 
Yani sen ve bendik yosmanın kızı… 

2/: 

Soluk soluğa esen rüzgarlara yakalandık, 
Bir mavili dönemeçte yüreğimizden. 
Ki kınalı tellerdi ellerimizi bağlayan birbirimize, 
Bedenimize hecin hörgüçlerini yüklendik… 
Yani sen ve bendik yosmanın kızı… 

(more…)