Hürriyetin Yeniden Ýlaný'nýn 100. Yýlý | Aralýk 1908 | Osmanlý Meclisi

‘Öykü’

En iyi arkadaşım

Gönderen: kuduz kedi | 1 Mart 2006 | Türü Öykü

“Hiç kanıtın var mı?”

“Yok. Kanıta ihtiyacım da yok! Hissediyorum!! Anlıyor musun o gün çok yaklaÅŸtı..”

“Tabii”

“Ben farklıyım adamım anlıyor musun? Gerçekten farklıyım!”

“Hayır farklı deÄŸilsin. Sadece farklı olduÄŸunu düşünen diÄŸer gerizekalı güruhun bir parçasısın”

(devamını görüntüleyin)



Motorize Psikanaliz

Gönderen: kuduz kedi | 17 Şubat 2006 | Türü Öykü

- Ben cehennemden geliyorum güzelim. Ve emin ol orayı görmek bile istemezsin… Ayrıca benim alçakgönüllü hayat görüşümü böyle deÄŸerlendirmen çok yanlış… Bu konuÅŸmanın tek nedeni de seni deÄŸil aslında kendimi yargılıyor olmam… Seninle ÅŸu an neden seviÅŸiyor olmadığımızı hiç merak ettin mi?

(devamını görüntüleyin)



Düne, Bugüne ve Yarına Bakmak

Gönderen: Tunca ÜÇER | 9 Şubat 2006 | Türü Öykü

Nedim Günsür.

“Cihan durumdan rahatsızlığını belli ederek, konuÅŸmaya baÅŸlıyor; “Bu çocuk bizim okulda okuyor, yurtta kalıyor arkada, yaklaşık üç aydır eve uÄŸramadı. Haftada birkaç kez buraya gelir, her geliÅŸinde de mutlaka bu türküyü dinler.”. O sırada güneÅŸin önüne bir bulut geliyor, gölgesi düşüyor üzerimize. Ben dönüp tekrar çocuÄŸa bakıyorum, o, ihtimaldir ki; bizi fark etmiyor. ÇocuÄŸu baÅŸka gözle inceliyorum bu sefer. Gözlerinin altı çökmüş; uykusuzluktandır, yüzü çok sıska görünüyor; düzgün yemek yememektendir, bakışları dalgın; özlemdendir. Başımı çeviriyorum, eÅŸime(eski) bakıyorum; o da bana bakıyor, gülümsüyor, Cihan’a dönüyorum elini omzuma koyuyor. Gülümsüyoruz, eskiden olduÄŸu gibi. İşte, ÅŸimdi ÅŸimdi biraz ısınmaya baÅŸlıyoruz.”
(devamını görüntüleyin)



Rüya

Gönderen: kuduz kedi | 8 Şubat 2006 | Türü Öykü

Kavisli bir kroÅŸe indirdim çenesine. Sendeleyip benden uzaklaÅŸması için. Sendeleyip benden uzaklaÅŸtı. İkinci ve üçüncü yumruklar için mesafe kazanmıştım. Zayıf ve güçsüzdü. Kendimi korumam bile gerekmiyordu. Duavara yaslayıp karaciÄŸerine çalıştım. Vurmayı kestiÄŸimde eli karnında üç büklüm yere yığıldı. AÄŸzından kan dökülüyordu, tıpkı bir musluk gibi akıyordu yere…

(devamını görüntüleyin)



Ağıt

Gönderen: Tunca ÜÇER | 6 Ocak 2006 | Türü Öykü

“Eminim söylediÄŸimden hiçbir ÅŸey anlamamıştı. Burada yaÅŸayan insanlar bana olduÄŸu kadar, konuÅŸtuÄŸum dile, davranışlarıma, alışkanlıklarıma da yabancılar. Ya da normal olan onlarınki, biz yabancılaÅŸmışız… Berber ile sohbeti sürdürüyoruz; daha doÄŸrusu o, konuÅŸmayı sürdürüyor.”

(devamını görüntüleyin)



Arayış

Gönderen: T.Salgın | 3 Ocak 2006 | Türü Öykü
    “İlerliyoruz. Nazım’ın anlatamadığı, Abidin’in çizemediÄŸi mutluluÄŸu arıyoruz. Daha yolun başında sizin evin önünde bir adam karısını sokağın ortasın da dövüyor. Ben gaza yükleniyorum ve uzaklaşıyoruz, kaçarcasına. Bir süre yol aldıktan sonra yolda bir çocuk görüyoruz , yıkılmış bir evin başında elinde ölü babasının kolu onu kaldırmaya çalışıyor. Görmezlikten geliyoruz.”

(devamını görüntüleyin)



Vasat Ölüm

Gönderen: Gökhan Eryılmaz | 3 Ocak 2006 | Türü Öykü
    “Gençlik yıllarının başında ne kadar da asiydin deÄŸil mi? (Ya da senin öyle anımsaman daha doÄŸru olur.) Daha yaratıldığınız ilk zamanlarda ben Tanrı’yla tartışırken bile bu denli asi deÄŸildim. Hergün siyah çerçeveli pencerenden besledin en küçük kılcal damarına kadar beynini. Benim seçimimdi tüm seyirlerin,seni tekilleÅŸtiren dünyanın tüm tatlarının gerçekliÄŸini sorgulattıran. Ve sanırım ruhu bana satılmışların hayatlarını, doÄŸduÄŸundan beri düzenli olarak izliyorsun. Sen… benim itaatkar çocuÄŸum, tohumum benim!”

(devamını görüntüleyin)