Hrriyetin Yeniden lan'nn 100. Yl | Aralk 1908 | Osmanl Meclisi

‘Öykü’

#1

Gönderen: Sidar Z. | 3 Ocak 2006 | Türü Öykü
    “insanlar uyanmaya başlıyor, yataklarından kalkıyorlar. Bense hiç uyumadım. Herkese elveda deyip maskemi yatağın kenarına asıyorum.”

(daha fazla…)



Babam’a mektuplar-1

Gönderen: Beyza Büyüker | 30 Aralık 2005 | Türü Öykü

    Cahit Sıtkı’nın da dediği gibi alıştığımız bir şeydi yaşamak.Ama yinede herkesin bir adası vardı.Kimimiz an gelir oraya sığınmayı tercih ederdik,kimimizse en derine gömerdik onu, çıkarmaya korkarak.Bense baba,gerçekleşmesinden umudunu kesmediğim bir ülke olarak büyüttüm Ada’mı içimde hep.

(daha fazla…)



Buralarda kar siyah yağar

Gönderen: Yasemin AKTUNA | 29 Aralık 2005 | Türü Deneme, Öykü

“Hayat daha hızlı ve kolay geçecekti besbelli. Görünen kısmı böyleydi. Ama gerçekten bu kadar basit miydi? “Sanmıyorum” dedi Helena. Ruhunun gücünü hissetmek zaten tüm acıları bastırırdı. “Denenmesi gerek” diye gülümsedi. Sonra eski bir şarkı mırıldanmaya başladı.”

(daha fazla…)



O Kadar Yakın, O Kadar Değil…

Gönderen: Ceren Çağatay | 29 Aralık 2005 | Türü Öykü
istanbul

“Uzakken elimi uzatsam derdim, uzatamazdım… Yakınım… Elimi uzatıyorum, yakalayamıyorum. Bir çağlayandan akıp giden sular gibi dökülüyor kelimeler. Uykusuzluk diz boyu gözlerimde ve kalemimde düşüncelerim. Kalemimde İstanbul… O kadar yakın, o kadar değil…”

(daha fazla…)



Boktan Gece

Gönderen: kuduz kedi | 29 Aralık 2005 | Türü Öykü

“Karanlık bir oda, karanlık büyük bir oda.. Ben, aptal bir kadın ve mumlar, tütsüler, Kurt Cobain posterleri, küçük puf yastıklar Tweety terlikleri (ayaklarını Tweety’nin kıçına sokuyorsun), Üzerine mum damlatılmış şarap şişeleri, Cosmo Girl, Blue jean tarzı dergiler ve birbirinden gereksiz ve iki Bukowski hariç aptal birkaç yazarın elinden çıkmış 10 kadar parlak kapaklı, popüler kitabın durduğu duvara monteli küçük bir kitaplık; “Kitap okumayı çok seviyorum, kitap okumadan yapamam” dedi kadın, kitapları incelediğimi görünce. “ Evet. Nerde yaptırdın bu kitaplığı?” diye sordum.. İşçilik gerçekten güzeldi, ne de olsa ölümsüz eserleri taşıyordu sırtında..

(daha fazla…)