Deneyin
Gönderen: berilll | 21 Ekim 2007 | Türü Deneme, Edebiyat”Ben dünyayı yutmayı hiç çabalamadım, baÅŸaramazdım da, ama çevremdekilerin dünyayı yutuÅŸlarını hep yanıbaÅŸlarında izledim…”
HerÅŸeyi farkındalık ne kadar sıkıcı ve sıradan… BaÅŸkalarının düşünmesi gerekenleri, bir görev gibi üstlenmek ve sadık bir ÅŸekilde devam etmek… Zor ama baÅŸarılı olunca alınan haz apayrı.Bunları düşünmek bile delilik iken, yaÅŸama ya da yok yok yanlış oldu oyunumuza dahil etmek … İşte bu akıl almaz aslında… Bazen yaÅŸadığın onca yılın tamamını toplasan elde hiçbirÅŸey bulamazken, birkaç yılın evet evet kısacıcık birkaç anın kırıntıları bile hayatına yön vermen için yeterli ya da anlamlı oluyor… Çevresine bakıp bir boÅŸluk gören kaç kiÅŸi vardır acaba?merak içindeyim… O kadar dolu bir yaÅŸamın ve içindeki figüranların aslında kocaman bir fos olduÄŸunu hisseden… (more…)


Bu bir Kafka hikâyesi ya da bir Borges anlatısı olabilirdi. Günün birinde, bir adam uyanır ve etrafına bakar, bomboş bakışlarla. Yarıgölgede arkadaşları her zamanki gibi fısıldaşıyor ve geride, kayalık ekranın üzerinde gördüklerinden konuşuyorlardı. Dik, esnek ve çevik gölgeler birbirlerine zincirleniyor (bağlanıyor), arzularının devinimlerine katılıyorlardı. Sadece o kararsız kaldı. Onu sarsan, gölgelerin resminden çok, bir sonraki aşamada neyin geleceğini sezinlemeye çalışanların sözleriydi. Surların üzerinde kayan şu gizli ürpertilerden bahsetmeyi artık istemiyordu. Ne gözlerini kapadı, ne de başka bir yana baktı; zihnini her zaman için oyalamış olan gölgelerin akışını bir an için durdurmakla yetindi. Her zaman için, peki, ya daha öncesi? Belli belirsiz başka birşey 