Babaannem’e ilk defa…
Gönderen: Cansu Aslan | 25 Ağustos 2007 | Türü Edebiyat, ŞiirYüzyıllardır eskimeye yüz tutmuş, rutubet kokusu ile birlikte,
Ve o hiç bitmeyen eski İstanbul şarkıları…
Sessiz bir serinlik ve serzeniş var aklımda,
Caddeler ıslanmış yağmurundan,
Bir akşam ezanı öncesi kaybederken seni…

Kaybetmek her şeyde inan…
Hele de sende kaybetmek ,önceden tarifi bile edilmezdi.
Edilmezdi, çünkü; akla gelmezdi…
Yok olmanın tarifi sende saklıymış…
Uçup giderken küçük tebessümünle göklere…
Gizliymiş peşi sıra şarkılarda
Hani senle söyleyemediklerimiz,
Hani senle yarım kalmışlar…
Kara bir delik şimdi,
Kapıdan her girişim ve yatağındaki kokunla beraber…
Kara bir deliksin şimdi,
Ve yok bir benzerin,
Yoksa aklımda kalır mıydın?
Şarkılar kalır mıydı ateşten yanmış dudaklarımda?
Kavrulur muydu ten bir daha sana dokunmayacağını anladıkça?
Yakarır mıydı dil her gece neden neden diye?

Yavaş yavaş kuruyor gözyaşları,
kirli parmakları
Beğenmezler bizi
İstanbul, gençliğinin tam merkezinde, kendi güzelliğinin ayırdında, çokça işveli, biraz fettan, göz alıcı kerte kırıtan, kışkırtıcı derecede hayat dolu, epeyce dekolteli bir kadınsa eğer; 