Hrriyetin Yeniden lan'nn 100. Yl | Aralk 1908 | Osmanl Meclisi

‘Şiir’

Yalnız Ruh Sahnesi

Gönderen: Pınar Özcanlı | 5 Eylül 2007 | Türü Edebiyat, Şiir

Dün-ya
ve bencil bir oyuncu ben…
aynı perdeye denk gelmiş
yalnız ruhlarız biz,
korkak ve silinmiş isimlerimiz…
aynı karede kaybolmuş yüzlerimiz…
tüm adımlar tanıdık uzaktan
uzaklar başlangıca öyle yakındır ki oysa

büyümüş,
korkularda bedenlerimiz…
ne bir gemi
ne de bir balık olma umudunda ruhlarımız
uçları dokunur şarkıların boşluğa
şimdi ölmelerin zamanındayız…
(more…)



Babaannem’e ilk defa…

Gönderen: Cansu Aslan | 25 Ağustos 2007 | Türü Edebiyat, Şiir

Eski bir İstanbul’du yaşadığımız şehir,
Yüzyıllardır eskimeye yüz tutmuş, rutubet kokusu ile birlikte,
Ve o hiç bitmeyen eski İstanbul şarkıları…
Sessiz bir serinlik ve serzeniş var aklımda,
Caddeler ıslanmış yağmurundan,
Bir akşam ezanı öncesi kaybederken seni…

Cansu Aslan | Şiir | Babaanem'e ilk defa...
Kaybetmek her şeyde inan…
Hele de sende kaybetmek ,önceden tarifi bile edilmezdi.
Edilmezdi, çünkü; akla gelmezdi…
Yok olmanın tarifi sende saklıymış…
Uçup giderken küçük tebessümünle göklere…
Gizliymiş peşi sıra şarkılarda
Hani senle söyleyemediklerimiz,
Hani senle yarım kalmışlar…

Kara bir delik şimdi,
Kapıdan her girişim ve yatağındaki kokunla beraber…
Kara bir deliksin şimdi,
Ve yok bir benzerin,
Yoksa aklımda kalır mıydın?
Şarkılar kalır mıydı ateşten yanmış dudaklarımda?
Kavrulur muydu ten bir daha sana dokunmayacağını anladıkça?
Yakarır mıydı dil her gece neden neden diye?

(more…)



Vesikalık.

Gönderen: Levent Sevi | 2 Ağustos 2007 | Türü Edebiyat, Şiir

Levent Sevi | Şiir | Vesikalık.Yavaş yavaş kuruyor gözyaşları,
bir cüzdanın içinden süzülen, hayatları
boyunca bir daha ulaşamayacakları
o tepenin içinden geçen
küçük bir yolcu treninde unuttukları.

İlk bulan ben değilim, o cüzdanı
bundan eminim, kaç kişi baktı
bu fotoğraflara kimbilir, bir kadın
ve iki çocuk, ve hepsi ağlamaklı
sanki gözlerinin içine bakıyorlar babalarının.

Bir gün, başka bir istasyonda rastlarsam onlara,
şöyle söyleyeceğim: sizi gördüğüme sevindim,
sonra tepeye ulaşan trenden iner babaları,
gülümserler belki ve ben de gülümserim,
yavaş yavaş kuruyor olmalı gözyaşları.

Levent Sevi 11 Eylül 2006 Beyoğlu



Gönül duman içinde

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 25 Temmuz 2007 | Türü Şiir

ben kibritim o sigaran onu yakan ben üfleyen sensin
onun dumanıyla beni söndüren
şimdi atılacağım çöplükten
ağacıma dönmeyi umuyorum

umursamaz bakışları ele veriyor kalp atışları
gülümsüyorum sana doğru sonuma
menzil yakın menzil uzak
oku atıyorum var gücümle
fırlatıldığı yere düşüyor gönlüme

ve ben hala siyaset konuşuyorum
pazar günü seçim sabahında
belki hep birlikte ulaşırız diye sana
yani yine saklısın suretler arkasında

devirmek ya da devrilmek de önemli değil artık
toplandık tüm karıncalar koşuyoruz yangına
yüreğimizde su birer damla
ormanlar yanıyor yine seçim sabahında
seçmekte güçlük çekiyoruz
seni yangının tam ortasında>



iki saniye

Gönderen: Yasemin AKTUNA | 21 Temmuz 2007 | Türü Edebiyat, Şiir

Yasemin Aktuna | iki saniyekirli parmakları
ve zamanından önce ağarmış saçları ile
o bir saklı kentti adeta

alelade pabuçları
ve çizik dolu yüzü ile
gülerdi zavallılığıma

hep acelem vardı,
oysa bir yanılsamaydı yaşadığım dünya.
hergün onun yanından geçerken,
iki saniyelik bir gerçeklik yaşıyordum aslında,
genzimi yakan çöp kokusunda,
ve zar zor sectiğim susup kurumuş dudaklarında.
(more…)



Beğenmezler bizi aşk şiirlerinde!

Gönderen: Yağmur | 20 Temmuz 2007 | Türü Edebiyat, Şiir

Love's Our Shadow On The Wall - varziel - deviantart.comBeğenmezler bizi şiirlerinde!
ı bilmeyenlerde, bilenler de
suskun bilinmezlik derinliğinde
gizini halı altına süpürüp de
gözlerini saklamak bakışlardan niye?
Dinlediğin her saniyede
özenirken Tahir ile Zühre’ye;
Mesela damarlarında
serum dönmese de,
Mesela elma da sevmese,
sen onu seviyorsun diye
“Ölmek ayıp olur mu?”
ı kim anlatacak suskun dizelerde
Ahmed’in Arif’i eksik olsa yahut
Özdemir’in Asaf’ı, asabiyetimde?

Beğenmezler bizi şiirlerinde!
Sessiz sevda çekenlerde
Aşılanmamış masumiyet yürek(siz)lere
Ham sözleri bile düşlemekte
Garip aşık, aşka kinlenmekte
haklı değil de ne?
Adaleti sabırla bekleyip de
Uzunca uzanıp boşluğa
Hayyam’ın şarabına hayır demek
Güzelliği anıp düşünmek, düşünmek…
(more…)



Dahilden Aşk

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 16 Haziran 2007 | Türü Şiir

bir gizli servis ifşa edilmiş amaç için
hücre tipi örgütlenme yalnızlıktan güç alabilmek için
yalnızlık onun neredeyse varlık koşuludur
nihayetinde iki zıtlık arasında çalışır
kadimdir ilişkileri e sonsuz eksi bir yine sonsuz
bölünmüştür mikrolar onunla yönetilir
zamansız kalkınma planının kod adıdır tekamül
ha bir de işkence metodu vardır aynı isimde
ondan öykülenilmiştir başbaşa kalabalıklarda
herkese uygulanır önce soyulur madur
benliğinden eser kalmayana dek sorulur
özgeçmişi geçmiş kovulur ve öz korunur
bu işlemden sonra seviş(e)mese de sevmeye mahkumdur

eternity-sonsuzluk (c) ultraphorgrapyh.net

hiçbir yalnızlıkta onu bozacak kadar yalın olamaz tutsak
mesala yakamoz güneşe ulaşamaz aya tutsak
ve ay yakamoz için güneşe tutsak

(more…)