Derin Derinlik
Gönderen: hanife songül | 30 Mayıs 2007 | Türü Şiir
tatlı bir kaşıntıdadır beynim
uğultusuz gelir ölüm
sessiz
oyuklar açılır gönlüme
derin ıssız hissiz
beyaz kefenler doldururum

Bitmek bilmeyen arzularınla lanetlenmişsin.
Ağzın tükürük dolu,
Konuştukça dinleyenleri kirletmişsin.
Öfkeden kavrulmuş bedenin
Bu yüzden denize gömülmek istemişsin.
O bile kabul etmemiÅŸ,
Dibe atmış seni.
Yürümüşsün yerkabuğunun altında
Almış öfkeni magma
Yanardağdan tükürmüş sonra
O hızla yutmuşsun bir kasaba
Şimdi mezarsın ufak çocuklara.
Gurbetçi Çocuğunun Yası
İki vatanım var,
Biri Türkiye,
Almanya öteki,
Ama ben tek vatan istiyorum,
İstemiyorum iki,
***
İki ulusum var,
Biri Türk,
Alman öteki,
Ama ben tek ulus istiyorum,
İstemiyorum iki,
***
İki kimliğim var,
Biri Alamancı,
Auslander öteki (*)
Ama ben tek kimlik istiyorum,
İstemiyorum iki…
***
(*) yabancı
Babama, on altıncı yaşgününde,
alınan akordeonu alıyorum elime.
Bunu da beceremiyorum ama çalmayı,
çalmayı beceremediğim diğer tüm enstrümanlar gibi.
***
Yine de gizemli, dokunmak, daha önce
onlarca insanın dokunduğu tuşlara.
Zaten akordeon çalmıyorken artık kimse,
havaya karışan ezgileri duymak yetiyor bana
birbirleriyle pek uyumlu olmasalar bile.
***
Ama anlıyorum yetmediğini, hediye ederken
akordeonu, Beyoğlu’ndaki bir sokak çalgıcısına
ve çalmaya başlarken çalgıcı
babamın gençlik döneminden unutulmaz bir parça.
26 Temmuz 2006 BeyoÄŸlu
Levent Sevi
Ve avuçlarında bir kor parçası ile beklemek,
Yorgun beyinlerde pek etki yapmazmış,
O yüzden mi dersin rıdvan ile samimiyetsizliği,
Ya da albızlarla ıslak düşlere yuvarlanması,
Güllerin renk arasında dolanan morötesinin…
2/:
Sur üfürüşünü duymak için,
O kardeÅŸ ve dost İsrafil’in,
Peygamber nefesini solumak gerek Babillerde…
Mavi zırhlar bürünmek,
Diyar-ı Davutlarda…
(more…)
Hayalindeki şeklini alıyorsun giderek, biraz daha mutlu,
biraz daha az kuşku içinde. Kendine bir uğraş ediniyorsun,
zamanı yok edebilmek için, onu hissedemediğinde.
Biraz zaman alıyor bu, ama sen de öğreniyorsun,
hissetmemekle günlerin bitmediğini.

Bir şişe şarap açıyorsun kendine, yıllarca
o an içilmek için bekletilmiş. Her damlası
serpiştirilmiş, beklediği günlerin arasına.
İçerken neden bir huzur kaplamıyor
gövdeni ama, fazla mı değerlenmiş şarap
yoksa hiç değeri bile mi olmadı günlerin
damlaların üstünde kayıp gittiği.
Levent Sevi 15 Haziran 2006 BeyoÄŸlu
Akvaryum akvaryumdur
Deniz de deniz
Ne kadar plastik yosun doldursak, çakıltaşı da bulsak
Ya da içinden kabarcıklar çıkan o hazine sandıklarından
Kendi cinsimizden birkaç tane daha bulsak hatta yanımıza
Akvaryum hala akvaryum
Deniz hala deniz
Etrafımızda dört tane sağlaam cam duvar
Çizdik kendime layık gördüğümüz özgürlüğün sınırlarını
Fazlasına gerek de yok zaten
Koruyor tabi korumasına da…
Camdan olduğu için olacak herhalde
Hissetmiyoruz pek tutsaklığımızı