Hürriyetin Yeniden Ýlaný'nýn 100. Yýlý | Aralýk 1908 | Osmanlý Meclisi

‘Yeni’

Saçma Sapan

Gönderen: hanife songül | 1 Haziran 2008 | Türü Yeni

korkular aldım
kırmızı korkular
aç değilken aç,yalnız değilken
sefil bırakıldım
aynı olmamak istedim
soğuk bir güneş belki
yeÅŸil bir bulut ya da
önce saçlarımı kestiniz
küçük şirin kellemi sonra da
toprak altından gelir ılık kokusu geçmişin
sevgi dolu,doğaçlama ve çocuksu
daraltılmamış zihniyetlerin kokusu
o zaman beni de gömün toprak altına
bana ait olmayan tedbirci korkularınızı
geri alın
ki yeniden insan olmak istiyorum
özgür ve düşüncesiz,sade ve temiz
gözyaşımın ardına sakladığınız
insansız korkular
bırakın, bırakın beni yalnız…



Merhaba İki

Gönderen: Tunca ÜÇER | 27 Mart 2008 | Türü Yeni

,

İlk «Merhaba»yı aralık 2005te yazmıştım. Birkaç sene önce bir arayışın sonucu olarak ortaya çıkmıştı internet sayfası fikri. Bir çoklarının ÅŸikayetinde olduÄŸu gibi dillendirmek istediklerini yayımlama/yayma fırsatı bulamayan, tartışmaya açamayan bir grup arkadaşımızla birlikte sadece söylemenenin, düşünmenin, istemenin bir adım ötesine geçerek açmıştık ’u.

İnternet yayını olmanın kendi içerisinde bize saÄŸladığı kolaylıklar ve zorluklar vardı. Elbette Türkçede ve Türkiye’de az çok geliÅŸmeye baÅŸlamış bir mecra olan internetin yayın konusunda bize saÄŸladığı kolaylıklar iÅŸimizi epey kolaylaÅŸtırdı; yayın maliyetinin çok düşük olması, internet yayımlarına ulaşımın çok kolay olması, yayınlar için yer sınırının olmaması en önemlisi de etkileÅŸimin yüksek olması. Bunların yanında, internette özellikle internetin kendi ürettiÄŸi kültür içerisinde tüketimin giderek hızlanması insanları çok fazla seçenek içerisinde çok fazla bilgi ve içerik ile karşı karşıya bırakıyor. (devamını görüntüleyin)



‘‘Melankolik şaire…’’

Gönderen: Gözde Atasayan | 20 Mart 2008 | Türü Deneme, Edebiyat, Yeni

Şiir ne tek başına edebiyata, ne de hayata aittir; hayatla ın kesiştiği gizli bir alanda durur şiir. Sadece kendi kalbini yiyebilen; acılarını değiş tokuş edebilenler, yaranın dilinden bir dünya kurabilmek ve ona sığınabilmek isteyenler için sırrını veren yitik bir ülke.

‘‘Pablo Neruda, 6 Mart 1966’da Santiago’da yayımlanan Halkın Şiiri (La Lira Popular) için, Halkın Şairleri başlığını koyarak yazdığı önsözde şöyle demektedir: ‘‘Hep parmak izlerinin yer aldığı bir şiiri yeğledim (…) Yalnızca halkın şiiri ellerinin anısını koruyabilir.’’

Bir şairin ellerini uzatabildiği coğrafik hat ne kadar geniş olabilir? Kelimeleri kendisine işaret levhası olarak seçen şair; kendi halkının ötesinde insani olanın acısına, matemine ve zihinsel sömürüsüne ne denli uzak kalabilir? Şair, hiçbir haritanın belirleyemediği bir üst coğrafyanın ta kendisidir. Anısı gerçek olan, Neruda’nın dediği gibi halkın şiiridir; yalın, ürpertecek kadar saydam, içinde lirizmin şaşırtıcı saflığıyla…
(devamını görüntüleyin)



Sıcak Savaş

Gönderen: Ufuk KARAGÖZ | 29 Ekim 2007 | Türü Edebiyat, Yeni, Şiir

burası şimdi
Kadınları güzel, dudakları kırmızı
Adamları desen çalışkan
Elmaları hepten kırmızı
Vakti akşamüstü
Şarabı da buranın
Şarabı tatlı
Burası öyle ki,
Mermer heykeller var sokaklarda (devamını görüntüleyin)



Yunanistan Yanıyor

Gönderen: elyazmasi.org | 26 Ağustos 2007 | Türü Yeni

“KomÅŸusu açken tok yatan bizden deÄŸildir.”

2007 Yunanistan Orman Yangınları



AKarsular özele!

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 3 Ağustos 2007 | Türü Yeni

Bundan bir sene evvel elyazamsi.org OrtadoÄŸu masası bölgenin temel sorunlarından olan su meselesi üzerine çalışma yapma kararı almıştı. Yaptığımız tüm araÅŸtırmalar neticesinde paylaşılacak suyun kalmayacağı gerçeÄŸine vakıf olmuÅŸtuk. Mevzu üzerinde bizi tek umutlandıran daha önce yapılmış çalışmalar içerisinde devlet sınırlarını deÄŸil de akarsu havzalarını baz alan çalışmalar olmuÅŸtu. Devlet kamu yararını gözetmek zorundadır, bunun için vardır her devlet. KomÅŸusu açken tok yatan bizden deÄŸildir düsturuyla haraket edilmesi zaruri konulardan biridir, su meselesi. Gerçi hangi uluslararası sorunun altında “ben” yaklaşımı yoktur ki.

BİZ YAPTIK, SENLE BERABER!

Çok geçmeden bir sene sonra diğer memleketlere nazaran daha iyi durumda olan memleketimizde çanlar çalmaya başladı. Hemen hemen her türlü iletişim aracı vasıtası ile yaklaşan zor günlerin haberi verildi ve tasarrufun önemi vurgulandı. Peki netice nedir? Her halk hakkettiği şekilde yönetilir deyişi ne acıdır ki bir kez daha doğrulanmakta. Tasarruf yerine stok! Hükumetin çözümü nedir peki? Akarsuların özelleştirilmesi! Bunlar komplo teorisi memlkette petrol yok diyerek petrol kanunu değiştirildi şimdi sıra deniz, göl ve akarsularda. Hepiniz su ları teorilerini işitmişsinizdir. Harkulade bir çözüm maya ne gerek var doğrudan satalım.

Yargısız infaz olmaz, önce gerekçelerini dinleyelim:

I) Küresel ısınma, yağışların azalması, baraj yapımlarının gecikmesi neticesinde su krizi meydana gelmiştir.
(devamını görüntüleyin)



Hürriyet ve Ümid

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 6 Temmuz 2007 | Türü Yeni

DiÄŸer türlerden ayırır ÅŸiiri türkü olma imtiyazı. Lakin daha ziyade elem, keder bırakanları ruhun gıdası namındaki müzik alemine vakıf olur. İki gün önce haberlerde geçiyordu Filistinli kardeÅŸlerim leylimley’i uyarlamışlar, bir özlemdir Filistin’de sadece söylemek için söylemek bir ezgiyi, dingin bir gecede, keyifle. Özlemim. Aya İrini’de meÅŸk ediyordu Mercan Dede’nin gönül dostu semazen bayan, o vakit de gelmiÅŸti aklıma; hür olduÄŸu vakit Filistin toprakları acaba orda da içi içe…. Sevgili dostumun sözü düştü gönlüme: öyle bir biz demeli ne siz kalmalı ne biz.

Ya ülkem, diye soruyorum, iki türkü dolanıyor dilime, sadece paylaşıyorum:
(devamını görüntüleyin)