Deneme

kızmak için çok erkendi ve umutlanmak için çok geç

kızmak içi çok erkendi ve umutlanmak için çok geç…   onla konuşmak suya konuşmak gibi olmadı hiç… rahatlatmadı yüreğimi… sadece pencerenin önünde bir serçe görmek gibi kalbimde belli belirsiz bir heyecan… sonra ona olan kızgınlığımı düşündüm… bir tencereye doldurdum hepsini… kaynadı da kaynadı tüm gün.. Ben başında bekledim… mitolojilerdeki o üç başlı köpek gibi.. hem tutsak [...]



Apostol’la Altmış Dört Bin Sayfa 2

Yüreğinin Varoşunda Yaşayan Şair Apostol’la Elli Beşinci Sayfa Dibacesine İlave   1/: Ben işte böyleyim şahım, Bilemem başkalarını ne susarlar şiir estiğinde, Ne söylerler, Uzun uzun sustuğunda aydos havaları?… Hani sorar ya insan zaman zaman, Diğer kendine bir tenhada rastladım varsayarak: Hangi kale dibinde sevmişti yüreğim gölge koygunluğunu, Ya da hangi seyyarede dercolur kavuşmadan ölenler? [...]



Hoş geldin

Tahmininden önce burada olduğunu düşünüyorsun belki, ama zamanın gelmişti – bunu sorgulamaya hakkın yok zaten- Şimdi, bugüne kadar merak ettiklerini daha kolay görebileceksin. Bakmaya iznin var. Sonra geri gideceksin, başka bir bedende başka bir memlekette. İlk defa dünyaya gelmişsin gibi tekrar merak edeceksin biraz sonra göreceklerini. Göreceklerin hayattayken hayal kurabildiklerini aşıyor. Buradan bakıldığında her şey [...]



Apostol’la Altmış Dört Bin Sayfa

Giriş Zaman Salt İpektir 1/: Zamanda birinci an, Kan ve ışık iç içe halaya kalkmaktaydı. Yakmaktaydı gözlerimi sarsıcı bir radyasyon, On, bin, belki de milyar kere milyardı palazların nüfusu. Su ise her şeyin anasıydı. Seyredilen, alemlerin lahuti aynasıydı… *** Ta bing Bang’da doldurdum seni avucumun doğal çukuruna ey aşk… Kadehime boşalttığımsa sayın ki sizlerdiniz ey [...]



Unutmak Basitliktir !

Ortadoğu’nun cadı kazanından farksız olduğu şu günlerde, bir insan evladı yoktur ki soru işaretsiz bir güne uyansın. Her insanın aklında şekil olarak farklı fakat özünde aynı olan sorular mevcut. İsrail’in soykırımından kaçmaya çalışan bir Lübnanlı’nın aklında:”Acaba bugün mü öleceğim yoksa soluyacağım bir günlük nefesim daha var mı?’’sorusu,yahut Lübnan’a yapılanları televizyonundan izleyip:”Ne olacak bu savaşın sonu,acaba [...]



Şurası Filisttir, Orası Kilist

Bir Yosma Kızına Şiirleme  1/:  Püfür püfürdü zaman,  Biz birer damlacık yağmurduk bulutların gözpınarında,  Ya da gül üstünde inci rengi bir çiğ,  Veya babamızın şakaklarında ılıman terdik…  Koltuğumuzun altına sıkıştırır bir cüzz-ü elifi,  Mahalle mektebine giderdik…  Yani sen ve bendik yosmanın kızı…  2/:  Soluk soluğa esen rüzgarlara yakalandık,  Bir mavili dönemeçte yüreğimizden.  Ki kınalı tellerdi [...]



Şuanın hastası ve yarının hastası iki kişiydik

Şuanın hastası ve yarının hastası iki kişiydik.Uzanmış sessizleşiyorduk.Ara sıra nedensiz gülmeler ve etraftan tuhaf, kaçamak bakışlar. Canlılığını yitirmiş güneş son ışın saldırısını gerçekleştiriyordu tenimize, tabii yalnızca bugün için. Sıkıntı ve anlaşılmazlık zor işti vesselam. Sıkıntının kaynağı etraftaki kuru gürültüydü.Bu fani kulaklarım gerçeği duyamayıp da bu denli gereksiz şeyleri duymakla cezalandırılmışlardı.