Hürriyetin Yeniden Ýlaný'nýn 100. Yýlý | Aralýk 1908 | Osmanlý Meclisi

Zaman-Kelepçe-Panzehir


Gönderen: hanife songül • 28.05.2006 • Türü: Deneme

Bir felçli olarak ne elini ayağını ne de baÅŸka bir uzvunu kıpırdatabilirsin. Sadece konuÅŸabilir, duyabilir ve görebilirsin. Öyle ki durup dururken yolunu ÅŸaşırıp pencereden içeri giren hain bir sineÄŸin burnuna konarak seni rahatsız etmesine bile müdahale edemezsin. EÄŸer doÄŸuÅŸtan deÄŸil de sonradan felç olmuÅŸsan,eski günlerin gelir aklına ve o günlerdeki gibi koÅŸmak, hoplamak, zıplamak istersin. Bu düşüncelerle için içini yiyedursun bir de bakmışsın ki aylar geçmiÅŸ… Ellerinde ve ayaklarında sürekli yatmaktan kaynaklanan içleri irin dolu yaralar oluÅŸmuÅŸ.

Zaman zaman da olsa herkesçe düşünülmüştür hayatta bir insanın başına gelebilecek en kötü ÅŸeyin ne olduÄŸu. Bu, kimine göre açlık, kimine göre parasızlık, kimine göre körlük yahut tecavüze uÄŸramak olabilir; ama bence bir insanın başına gelebilecek en kötü ÅŸey ;tüm vücudunun felce uÄŸraması, bunun sonucunda da ölene dek yataÄŸa mahkum olması. Bir felçli olarak ne elini ayağını ne de baÅŸka bir uzvunu kıpırdatabilirsin. Sadece konuÅŸabilir, duyabilir ve görebilirsin. Öyle ki durup dururken yolunu ÅŸaşırıp pencereden içeri giren hain bir sineÄŸin burnuna konarak seni rahatsız etmesine bile müdahale edemezsin. EÄŸer doÄŸuÅŸtan deÄŸil de sonradan felç olmuÅŸsan,eski günlerin gelir aklına ve o günlerdeki gibi koÅŸmak, hoplamak, zıplamak istersin. Bu düşüncelerle için içini yiyedursun bir de bakmışsın ki aylar geçmiÅŸ… Ellerinde ve ayaklarında sürekli yatmaktan kaynaklanan içleri irin dolu yaralar oluÅŸmuÅŸ. Sen hiçbir acı hissetmezsin ama yavaÅŸ yavaÅŸ tükenir vücudun. Bir zaman sonra sorgulamalar baÅŸlar hayata dair. Ve Azrail aklını çeler. Ölmek daha cazip gelir o dakikadan sonra. Daha küçük bir çocukken yitirdiÄŸin ve her gece rüyana girsin, saçlarını okÅŸayıp alnından öpsün diye Tanrı’ya dua ettiÄŸin annen olu verir ölüm…Yine gelsin istersin. Ama son kez…Katıp rüzgarına, sürükleyip götürsün cennetine diye…
Düşündükçe görüyorum ki anlattığım bu felçli karakter,aslında benim de içinde bulunduÄŸum,eÅŸitlik ve adaleti ortak payda edinmiÅŸ gençlikten baÅŸkası deÄŸil.Bu genç insanlar; görür, duyar, söyler, yazar-çizer yahut söver ama ne dili ne de bilek gücü yeter etrafında olup bitene müdahale etmesi için. YataÄŸa mahkum olmasa da zaman kelepçe vurmuÅŸtur bedenine. Kaale alınmaz, ertelenir bir sonraki sahneye. Bilir”bir gün’’sıranın kendisine geleceÄŸini ama ”ÅŸimdide”varolan acıları dindirememek, yitip gidene yalnızca seyirci kalıyor olmak yok mu? Çekilir iÅŸkence deÄŸil…

İşin gerçeÄŸi; ne söylenilen sözler doyurur Afrika’da açlıktan kırılan milyonlarca insanın midesini ne de ana-avrat düz gitmeler sindirebilir dünyanın tepesine çöreklenmiş  akbaba niyetli Amerika’yı… Her ÅŸeye raÄŸmen tek çare yek vücut olmak. Her ne kadar; zaman,gençliÄŸin haykırışlarına kendi sinesinde yer vermeyip onları fiilen birer felçli konumuna düşürüyorsa da; düşünme, görme, duyma ve konuÅŸma yetilerini elinde bulunduran genç beyinler, sahip oldukları bu nitelikleri; günümüzde sözü geçen, inançlı vücutlarla -nadiren de olsa VARLAR!-birleÅŸtirmelidir ki harekete geçmek için öngörülen bir 20 sene sonrasını beklemek zorunluluk olmasın.

Hareket yetisi felce uÄŸratılmış bir genç olarak, ben kendi adıma annemi henüz özlemedim. Takılıp rüzgarına, sürüklenip peÅŸi sıra cennete gitmenin hiç mi hiç sırası deÄŸil. Hele de söylenecek bu kadar söz, yapılacak bu kadar iÅŸ varken!YüreÄŸimde inancım, yırtarken biletimi bu tren bensiz kalkacak… Azrailim’e selam olsun!..

Bu içerik için hiç etiket yok.

Bu içerik ilginizi çektiyse bunlara da göz atabilirsiniz:

Yorum yapın ya da yanıt yazın