Senfoni
zencefil | 24 March 2007 | Başlık: Edebiyat, Öykü | Tek yorum »
Piyano sesleri arasında, belli belirsiz keman tıngırtıları. Bizi uğraşıyor, ama beceremiyor besbelli. Piyano ise kendinden emin, gittikçe ritmini arttırıyor. Kırmızı yağıyor gökten, mavi kayboluyor belli belirsiz. ‘ Koza’ eve girmeye karar veriyor, kapıyı korkarak açıyor. İçerisi aydınlık, ama bir o kadar da basık nedense. Kırmızı, duvarlara vurmuş, yavaşça hakimiyetini kuruyor. ‘ Koza ’ yukarı bakıyor; müziğin, eşsiz ritmin geldiği yöne. İster istemez ürküyor, ama korkmuyor mavi gitti gideli. Merdivenleri çıkıyor. Aniden bir ses duyuyor. Sanki biri birşey yuvarlıyor yukarıdan. Korka korka bedenini duvara yaslıyor ve bekliyor. Üç tane misket önce ağır ağır, sonra ağırlıklarıyla hızlanarak düşüyor aşağıya. Bir an piyano sesi kesiliyor. Birinin yaklaşmakta olduğunu anlıyor. Sonra beklenmedik bir şekilde, eskisine göre daha dikkat çekecek şekilde, daha güçlü ama oldukça yumuşak bir ritmle tekrar başlıyor. Mavi neredeyse gitti gidecek. ‘ Koza ’ cesareti artmış bir şekilde hızını arttırıyor.
Ve geldi.
Kapının önünde, içeri girmek kaldı sadece.
Keman tıngırtısı ise yaklaştıkça çok daha net, daha güzel, daha duru, daha temiz. Hiç bu kadar kırmızı olmamıştı hayat. Kapıyı zorluyor ve içeri giriyor. O anda yığılıp kalıyor yere. Belli ki kendini çok kaptırdı ve kaldıramadı bu senfoniyi. Piyano garipsiyor, ritmi bozuluyor. Keman ise hiç olmadığı kadar canlı. Heryer çok kırmızı. ‘ Koza ’ bakıyor ellerine, henüz bitmedi. Kemanı tuttuğu gibi atıyor duvara, sonra ise bir duvardan diğerine. Hala sürüyor müzik derken son bir tekmeyle keman çatırdıyor. Aynı anda piyano bitiriyor parçasını ve o da susuyor. ‘’ çal ‘’ diye bağırıyor ‘ Koza ’, ama boşuna. Artık herşey kırmızı ve geri dönüş yok. Onlar ise yerde, kanlar içinde ölüme doğru yol alıyorlar. ‘ Koza ’ kırmızı içinde olan biteni idrak etmeye çalışırken, birden mavi tekrar belirmeye başlıyor. ‘ Koza ’ bakakalıyor. Kontrolsüz bir şekilde saçlarını yolmaya başlıyor, kendini yerden yere atıyor, kafasını duvarlara vuruyor. Kafasında akan mavi kanlar içinde, ne yaparsa yapsın, kendisi dışında herşey mavi oluyor.
Öyküde ilginç bir tema / konu yakalanmış… Ne varki,
Keman ve piyano sözcükleri çok yineleniyor ve bu tekdüze bir hava yaratıyor … ayrıca “tıngırtı” sözcüğü de bir roman için belki geçerli olabilir ama, öykü için yetersiz, kolay bir sözcük …
;ama yetenekli bir öykücü …