Hürriyetin Yeniden Ýlaný'nýn 100. Yýlý | Aralýk 1908 | Osmanlý Meclisi

Åžemse pervane


Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER • 3.06.2006 • Türü: Åžiir

bülent umut-sonsuz sevgien güçlüsüdür kapanan kapının ki
onun gücüyle açılır nicesi
o rüzgar bazen de savuran
anılmadık ızdırabın eşiğine bırakan

lakin apaçık bir gerçek
ısıtmakta teni bulutlardan süzülerek
fısıldamakta kuşlar eşliğinde

Kapıları kapatmak değil açmak lazım
Bak masaya günahsız
bize egemen bir yokluk lazım

gül gibiydi içinde büyüyen
güzel mi bilmezsin ama kokusunu alırsın
dikenleri canını acıtır ama büyüsün istersin

huzuru bulamamak var ömür boyu
hatta belki zedelemek var onuru
aç kalmak kurtaramaz bu yeminin bozuluşunu
göz yaşların hazırlar azad oluşunu

Bir karalama kağıtında
geceleri bastıran suskunluğum
ve gittikçe artan susuzluğum

kibrit bile yetiÅŸmemekte sigaraya
mızrap vuramamakta bağlamaya
göğsümün kafesinde dumandan bir kalp

yeni ayrılıklar ekilir umudun yoluna
göz yaşıyla sularsın
ne biçilir bilinmez geriye bakmaktan korkarsın
coÅŸku dinmiÅŸ sazlar susmuÅŸ
artık alınan
kanın kokusu olmuş
gözler kapanmayan yaranın
kanının rengine bürünmüş
durmadan akmakta
oluklar nasır tutmuş
ağır ağır gitmekte mayınlar üzerinden
ve çınlamakta kulağında ezan sesi

özgür dönmez sevgiye dönmek

en güçlüsüdür kapanan kapının ki
onun gücüyle açılır nicesi
o rüzgar bazen de savuran
anılmadık ızdırabın eşiğine bırakan

lakin apaçık bir gerçek
ısıtmakta teni bulutlardan süzülerek
fısıldamakta kuşlar eşliğinde

Kapıları kapatmak değil açmak lazım
Bak masaya günahsız
bize egemen bir yokluk lazım
ben ki dar ağacındaki ayyar ölümü dolandırırım

şimdi demirkazık şahit
yakamoz ile oyalanırım

bir karalama kağıtında
tasvir ahvalinde kıyamet
sevgilinin dudağında beklenen ahiret

benim ki kovuluştan bu yana alışkanlık
mısra mısra dua etmek

Bu içerik için hiç etiket yok.

Bu içerik ilginizi çektiyse bunlara da göz atabilirsiniz:

Tek yorum var »

  1. “bir” yalnızdır her zaman
    çünkü o “biz” olandır.

    “biz” yalnızdır her zaman
    çünkü o hep “bir” ağızdan çıkandır.

    hem “bir”inki hem “biz”imki
    -ki, yalnızlıktır burada-
    “biz” deÄŸiÅŸimizden sebeptir.

    çünkü biz onu öyle bir söyleriz ki
    geçmiş zaman da, bu zaman da
    “kimse” koyamaz karşısına ne “bir”ini ne “siz”i.

Yorum yapın ya da yanıt yazın