Hürriyetin Yeniden Ýlaný'nýn 100. Yýlý | Aralýk 1908 | Osmanlý Meclisi

yasaklılık ve tütün mesela


Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER • 1.06.2008 • Türü: Edebiyat, Åžiir

beşiktaştan kadıköye kadıköyden beşiktaşa
çeyrek geçe çeyrek kala
daraldı vapurlar yetişemez dostun susan dudağına
karşılardı deposu ün varınca beşiktaşa
bir zam bir kepçe bir kepçe bir zam
tütünsüzüm yazamam

selimiyede kışla öbür yanında gata
sürgündedir hukuk öğrencileri aslında haydarpaşada
mapusa benzetilirdi taÅŸ bina
tamam oldu avluda voltayla
yasak gelince mayısın ondokuzunda
mayısın bir vapur daha kalktı ondokuzunda
iki fabrika daha tam açıldğında yasak geldi sigaraya

aslında martıları beslemekten daha çok sefa
vermiÅŸtir vapurda bir sigara
ve her yaşının okulunda
mesala lisede ya da mapusta
akıl gönlü tutsak ederken sorularla
hürriyet sormakken feylosofça
rasyonel özgürlük tutsak etti yine ayrılığa

birbirsıfırbir oturumu aç parolayı sıfırla
masaüstünde elma havva tatsız adem çalışmakta
gölgesindeyiz kapitalizmin bugün cuma
sekizde başla sekizde bırak
mesela haftaiçine denk gelen bir
bir mayısta

türk gibi içmek şöyle mesala
evde pencerede okulda avluda
lisede kenefte özgürlük internette
e-devlet
e devlet ne işin var tütünle aramda

bana kalan hayallerimi özlenen bir sevgili yapıp
şarkıların birini söndürüp diğerini yakarken
varlığını varlığına armağan etmek

biliyorum ayıp tutunmak mecazına
aslında güç mecazında değil aşkında
aşk bizi mecazlıktan sıyırmada
mecazsa inatla aşıkları ağlatmada

paketteki her sigara gibi yalnız içilirken
herkesin harcı değilken yalnızlık
O’ndan kuÅŸatmada
yalnızlığını paylaşmada
dört yasak arasında bir molada
belki bu sefer suskun dudağım dudağına

Etiketler: , , , ,

Bu içerik ilginizi çektiyse bunlara da göz atabilirsiniz:

2 Yorum var »

  1. Sevgili Vahdet,

    Belli ki tütün ile aranda ciddi bir bağ olduğu çok açık. Aslında bu tarz bir konu üzerine yazarken, modern şiir kalıplarının değil de halk şiirimizin kalıplarının kullanılmasının daha iyi olacağı düşüncesindeyim. Neden diye sorarsan bahsettiğin konu tepeden tırnağa yerel iken, evrensel kalıplarla konunun üzerine dar bir elbise geçirmenin ne anlamı var?

    Ayrıca iki sorum daha var:

    Birincisi, maphus mudur? mahpus mudur? mapus mudur? ben birden çok kez şiirinde okuyunca aklıma hemen şu halk türküsü gelmişti:

    “At martini Debreli Hasan, daÄŸlar inlesin / Drama mahpusunda, aman dostlar dinlesin.”

    Ne tesadüf ki TDK’nin de aklına o gelmiÅŸ.

    İkincisi, anlama anlam katan noktalama işaretlerimize ne oldu?

    İyi yazmalar, okumalar

    Sevgiler,

    Tozkoparan

  2. elyazmasına girmeden önce İran kültür evinin sitesinde dolanıyordum, rejim yazısını bir solukta okuduktan sonra vazifenin yükünden olsa gerek beni bu topraklara bağlayanı kendine konu edinmiş güzel çalışmayı bir daha ki sefere bıraktım. Sonra elyazmasına gelipte yorumunda biçim-öz meselesini dert edindiğini görünce geri dönmek şart oldu.

    http://www.irankulturevi.com/lang-tr/EYHGLBNRNDEZBMLKS.cgi

    dostum, gördüğün biçimsizlikten yazdığım özümün eksikliğinden gayrısı değil.

    bu biçim beni saklar da
    özüm her tenhada yakalarsın

Yorum yapın ya da yanıt yazın