Sonra
Gönderen: Tunca ÜÇER • 3.09.2006 • Türü: Edebiyat
Sonra?
Sonrası yok, hiç olmadı, aynı öncesinin de olmaması gibi. Bu soruyu kendime sormaya başladım, zaten başka kimse soramazdı. Sordum, yanıtlayamadım. Sonrası olması için sahip olduğum son umutlar da gittiler.
Sonra?
Bir kuş havalandı karşı çatıdan. O da uzaklaştı. Kapısı aralandı bir evin, genç, diri, güzel bir kız girdi içeri. Uzandı bir yatağa. Alnından damla damla terler yastığa düştüler. Beyaz, bembeyaz eteğini sıyırdı yavaşça, bir serinlik, bir esinti topuklarından kasıklarına uzandı. Sonra iyice terlemeye başladı kız, ürperdi tüm vücudu. Saçları alnına düştü, terle yapıştılar yüzüne, kızardı biraz yüzü. Elleri terli, pürüzsüz cildin(d)e kaydı. Genç kız, kadınlığının farkına vardı.
Sonra?
KuÅŸ baÅŸka bir çatıya kondu. Sağını, solunu yokladı tedirgince. AÅŸağı caddeden iki genç bizim sokaÄŸa girdiler. Çaktırmadan birÅŸeyleri takas ettiler. Kısa boylu olan çantasından bir kutu bira çıkardı. Bu sokaklarda dedikleri gibi onu “orospu” ettiler. Bitince de kutuyla iÅŸleri, onu sıkıştırıp -varlığı daha çok yer kaplamasın diye-, bizim sokaÄŸa attılar.
Sonra?
Televizyonu açtım, bir kaçış aradım. Kafamı çevirdiğimde bir çocuğun ve bir kızın oturduğunu gördüm sedirin üzerinde. Çocuk dondurma yiyordu, üzerine döküyordu. Kız, ablasıymışçasına temizledi üstünü çocuğun. Kızın saçları iki yandan bağlıydı, üzerindeki elbisesi ya çok kısaydı ya da artık küçülmüştü. Kızın kara, çok sert bakışlı gözleri vardı, çocuğun bakışları da bir o kadar anlamsızdı. Dondurmasını yemekten başka derdi yoktu, üzerine döküp, dökmemesi bile umrunda değildi. Yüzü asık, yanakları ve dudakları sarkıktı. Kız, çocuğun yanağına bulaştırdıklarını da elleriyle temizledi. Çocuğun hareketleri giderek ağırlaştı, dondurma bitmek üzereydi. Külahın dibini kıza uzattı. Kız dondurmanın özellikle bu kısmının ne kadar değerli olduğunu biliyordu, yaşamında ilk kez bir erkekten çiçek almanın heyecanını yaşamasına çok vardı elbette ama küçük bir kız çocuğu bu duyguya ne kadar yaklaşabilirse, kız, onu yaşadı. Külahın dibini ağzına attı, çocuğa istemdışı gülümsedi, onun yanağına bir öpücük kondurdu.
Küçük kız, tehlikeli sularda açılıyordu.
Sonra?
Dışarıdan bir tıkırtı geldi. Sonra bir daha, bir daha… Sanıyorum biri geldi. Kapıyı açmak için kalkıyorum, daha doğrusu kalkmaya yelteniyorum. Eklemlerim çatırdıyor. Kapının altında ışık kümeleri odanın loşluğunda gözlerimi rahatsız ediyor. rahatsızlık kapıyı açınca daha da artıyor. Dışarıda kimse yok.Birilerinin kazayla da olsa kapımı çalma ihtimali ben heyecanlandırıyor. Ama yok… Kağıt, kalem, bir sedir, bir mavi kapı…
Hepsi bu…
Sonra?
Sonrası yok…
Bu içerik için hiç etiket yok.
