Hürriyetin Yeniden Ýlaný'nýn 100. Yýlý | Aralýk 1908 | Osmanlý Meclisi

‘edebiyat’

Saçma Sapan

Gönderen: hanife songül | 1 Haziran 2008 | Türü Yeni

korkular aldım
kırmızı korkular
aç değilken aç,yalnız değilken
sefil bırakıldım
aynı olmamak istedim
soğuk bir güneş belki
yeÅŸil bir bulut ya da
önce saçlarımı kestiniz
küçük şirin kellemi sonra da
toprak altından gelir ılık kokusu geçmişin
sevgi dolu,doğaçlama ve çocuksu
daraltılmamış zihniyetlerin kokusu
o zaman beni de gömün toprak altına
bana ait olmayan tedbirci korkularınızı
geri alın
ki yeniden insan olmak istiyorum
özgür ve düşüncesiz,sade ve temiz
gözyaşımın ardına sakladığınız
insansız korkular
bırakın, bırakın beni yalnız…



yasaklılık ve tütün mesela

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 1 Haziran 2008 | Türü Edebiyat, Şiir

beşiktaştan kadıköye kadıköyden beşiktaşa
çeyrek geçe çeyrek kala
daraldı vapurlar yetişemez dostun susan dudağına
karşılardı deposu ün varınca beşiktaşa
bir zam bir kepçe bir kepçe bir zam
tütünsüzüm yazamam

selimiyede kışla öbür yanında gata
sürgündedir hukuk öğrencileri aslında haydarpaşada
mapusa benzetilirdi taÅŸ bina
tamam oldu avluda voltayla
yasak gelince mayısın ondokuzunda
mayısın bir vapur daha kalktı ondokuzunda
iki fabrika daha tam açıldğında yasak geldi sigaraya

aslında martıları beslemekten daha çok sefa
vermiÅŸtir vapurda bir sigara
ve her yaşının okulunda
mesala lisede ya da mapusta
akıl gönlü tutsak ederken sorularla
hürriyet sormakken feylosofça
rasyonel özgürlük tutsak etti yine ayrılığa
(more…)



Merhaba İki

Gönderen: Tunca ÜÇER | 27 Mart 2008 | Türü Yeni

,

İlk «Merhaba»yı aralık 2005te yazmıştım. Birkaç sene önce bir arayışın sonucu olarak ortaya çıkmıştı internet sayfası fikri. Bir çoklarının ÅŸikayetinde olduÄŸu gibi dillendirmek istediklerini yayımlama/yayma fırsatı bulamayan, tartışmaya açamayan bir grup arkadaşımızla birlikte sadece söylemenenin, düşünmenin, istemenin bir adım ötesine geçerek açmıştık ’u.

İnternet yayını olmanın kendi içerisinde bize saÄŸladığı kolaylıklar ve zorluklar vardı. Elbette Türkçede ve Türkiye’de az çok geliÅŸmeye baÅŸlamış bir mecra olan internetin yayın konusunda bize saÄŸladığı kolaylıklar iÅŸimizi epey kolaylaÅŸtırdı; yayın maliyetinin çok düşük olması, internet yayımlarına ulaşımın çok kolay olması, yayınlar için yer sınırının olmaması en önemlisi de etkileÅŸimin yüksek olması. Bunların yanında, internette özellikle internetin kendi ürettiÄŸi kültür içerisinde tüketimin giderek hızlanması insanları çok fazla seçenek içerisinde çok fazla bilgi ve içerik ile karşı karşıya bırakıyor. (more…)



Bir dizgi hatası

Gönderen: H.G. Özkoray | 22 Mart 2008 | Türü Edebiyat, Öykü

Kâh yağmur vardı, kâh karanlık dışarıda. Kapıyı çalan arkadaşımı içeri almakta hiç de acele etmediğimi hatırlıyorum. Sırılsıklam yağmurluğundan yerlere akan su damlacıkları ve gökgürültülü gecenin sokaklarından getirdiği çamurlu ayak izleri apartman görevlisini hiç de memnun edeceğe benzemiyordu.

Çatı katındaki dairemde kabuğuma çekileli birkaç hafta olmuştu. Dış dünyayla ne ölçüde kesebildiğimi kestiremediğim bağlantılarıma bu ziyaret yeniden hayat vermişti ne olursa olsun. Kendimi son zamanlarda göreceli olarak daha üretken ya da daha az steril bulmaktaydım yine de, gizemli bir hava verme çabalarımın boşa çıktığı bu münzevi dönemimde. Şubat ayında çıkagelen bahar havası içimi ısıtmalıydı aslında, fakat böyle bir ihtiyaç hissetmiyordum.
(more…)



‘‘Melankolik şaire…’’

Gönderen: Gözde Atasayan | 20 Mart 2008 | Türü Deneme, Edebiyat, Yeni

Şiir ne tek başına edebiyata, ne de hayata aittir; hayatla ın kesiştiği gizli bir alanda durur şiir. Sadece kendi kalbini yiyebilen; acılarını değiş tokuş edebilenler, yaranın dilinden bir dünya kurabilmek ve ona sığınabilmek isteyenler için sırrını veren yitik bir ülke.

‘‘Pablo Neruda, 6 Mart 1966’da Santiago’da yayımlanan Halkın Şiiri (La Lira Popular) için, Halkın Şairleri başlığını koyarak yazdığı önsözde şöyle demektedir: ‘‘Hep parmak izlerinin yer aldığı bir şiiri yeğledim (…) Yalnızca halkın şiiri ellerinin sını koruyabilir.’’

Bir şairin ellerini uzatabildiği coğrafik hat ne kadar geniş olabilir? Kelimeleri kendisine işaret levhası olarak seçen şair; kendi halkının ötesinde insani olanın acısına, matemine ve zihinsel sömürüsüne ne denli uzak kalabilir? Şair, hiçbir haritanın belirleyemediği bir üst coğrafyanın ta kendisidir. sı gerçek olan, Neruda’nın dediği gibi halkın şiiridir; yalın, ürpertecek kadar saydam, içinde lirizmin şaşırtıcı saflığıyla…
(more…)



mektup

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 31 Ocak 2008 | Türü Edebiyat, Şiir

Gelişi güzel katlayıp koyuyorum zarfa kendimi
İadesi çoktan taahüt edilmiş buluyorum
Tükenme husususundaki beklentisini çoktan yitirmiş
Tek şans var bizim umudumuz için
Hedefe varılacak ve o zaman huzur bulacak
Aslında bu geri dönüş bir gaye olmuş
Sayıklanan her ürperişte
(more…)



memleket bizim memleket

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 4 Ocak 2008 | Türü Edebiyat, Şiir

dumrul deveye benzer onlar kereme
onda kas var canlarda yürek
ikiside köprü savunur delice
o benim der canlar ise memleket

kimisini canlar delirtmiÅŸ
der kimin için isteyeyim
kimisi cananın peşinden gitmiş
nerde sevdiÄŸim nerde
bin türlüsünü barındırır memleket

ayırmasın bizi paraya tamah ey beşer
biz eğildikten sonra para ayağımızın altında
aman dikkat et biri de arkana geçer
halin sen ben dedikçe şaşar
(more…)