Etiketlenmiş İçerik ‘ edebiyat ’

memleket bizim memleket

dumrul deveye benzer onlar kereme onda kas var canlarda yürek ikiside köprü savunur delice o benim der canlar ise memleket kimisini canlar delirtmiş der kimin için isteyeyim adalet kimisi cananın peşinden gitmiş nerde sevdiğim nerde adalet bin türlüsünü barındırır memleket ayırmasın bizi paraya tamah ey beşer biz eğildikten sonra para ayağımızın altında aman dikkat et [...]



Çay Kaşığının Ölümü

Sözcükleri ısladım akşamdan. Ve bir çay koydum yatmadan, İçinde az biraz merak, epey boşvermişlik olan. Güzel bir harmandı Ama buruktu tadı. Birkaç şeker attım Olmadı… Daha beter, içimi bulandı, kokusu dağıldı. Dedim ki kendimce “Hangi burukluğu götürebilmiş hangi şeker, Ya da hangi şeker bulandırmamış gerçeği Bırak atma bir daha harmanına bu zehri.” Tadına alışmaya çalışırken [...]



Sıcak Savaş

Sıcak burası şimdi Kadınları güzel, dudakları kırmızı Adamları desen çalışkan Elmaları hepten kırmızı Vakti akşamüstü Şarabı da sıcak buranın Şarabı tatlı Burası öyle sıcak ki, Mermer heykeller var sokaklarda



Deneyin

”Ben dünyayı yutmayı hiç çabalamadım, başaramazdım da, ama çevremdekilerin dünyayı yutuşlarını hep yanıbaşlarında izledim…” Herşeyi farkındalık ne kadar sıkıcı ve sıradan… Başkalarının düşünmesi gerekenleri, bir görev gibi üstlenmek ve sadık bir şekilde devam etmek… Zor ama başarılı olunca alınan haz apayrı.Bunları düşünmek bile delilik iken, yaşama ya da yok yok yanlış oldu oyunumuza dahil etmek [...]



Sokaktaki adam

Onun için sokakta yürümek (birçok insanın beyinciğini kullanarak rahatça yerine getirebildiği bir eylem) büyük bir sorundu, huzurunu kaçıracak ve beynini saatlerce meşgul edecek derecede. Tek başınayken, sık sık gün içinde, insanların caddelerde topluca, her zamanki gibi kayıtsızca yürüdükleri ve bir yerlere yetişebilmek için acele ettikleri veya böyle yapıyormuş gibi göründükleri bir günde, önünde yürüyen insanları [...]



yarda

gün yok ki gece onu izlemesin gece yok ki günün hesabı sorulmasın herkes bir yüzük takmış mecazın peşinde bir sofra etrafında toplanılmış can derdinde zulm edince kendine dört kapı olur duvar kabe’nin içine putlar dolar gözü görmeyen eğlence fişeği ile silah sesini nasıl ayırsın gönül kör ise göz ne okusun yoksa yarınında da geçen günün [...]



Konu dışı serbest çağrışım veya kadavralar üzerine

Lacan’ın bahsettiği, mutlaka bir yolunu bulup geri dönecek olan “usûlüne uygun gömülmemiş ölüler” ile Fransızcadaki “dolaba saklanan cesetler” deyişi (bir nevi halı altına süpürülmüş sorunlar silsilesi) arasındaki fark nedir? Tüm bunlar işte bu soruyla başladı. Bu sözümona ifadeleri simgesel ve reel bağlamda incelemek pekâlâ mümkün. Ölüye karşı duyulması beklenen saygıya vurgu yaparak ne bir yere [...]