Hürriyetin Yeniden Ýlaný'nýn 100. Yýlý | Aralýk 1908 | Osmanlý Meclisi

‘siyaset’

Bilmece Bildirmece: Ne ola bu yerel yönetim?*

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 25 Mart 2008 | Türü Genelgeçer, Siyasi

Bir arada yaÅŸayan insanlar, bu birliktelikten doÄŸan ihtiyaçlarını karşılama adına ortak hareket ederler. Tarihsel olarak ÅŸehir, kasaba ve köylerde oturan insanlar, bu müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kendi kendilerine örgütlenmiÅŸ, çeÅŸitli teÅŸkilatlar, kurulllar kurmuÅŸlardır1. Bu noktada belirtmek gerekir ki merkezi idare hali hazırda var olanı tanımış ve hizmetlerin yürütülmesine müsade etmiÅŸtir. Yerel yönetimlere adem-i merkeziyet de denmekle beraber anayasada “” terimi kullanılmaktadır. Anayasal tanımı ise ÅŸu ÅŸekildedir: il, veya köy gibi belli yerlerde oturanların, mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere, merkezi idarenin dışında, devletten ayrı tüzel kiÅŸilikleri bulunan , belli öerkliÄŸe sahip olan, karar organları seçmenler tarafından seçilerek oluÅŸturulan kamu tüzel kiÅŸileridir.

demokrasilerin bir sonucu olarak ortaya çıkmış değillerdir. Tam tersine, demokrasiler yerel yönetim deneyimlerinin sonucu olarak ortaya çıkmıştır.2 XIII. Yüzyılın sonlarına doğru hukuki kişilik kazanan varlıksal anlamda devlet ile birlikte ortaya çıkmıştır. Bugünki niteliklerine sahip olmsada varlıklarını antik sitelere kadar götürmek mümkündür nihayetinde kent-devletler idari özelliğe sahip birimlere bölünmüştü.
(more…)

  1. Kemal Gözler, İdare Hukukuna Giriş []
  2. ÖZERK YEREL YÖNETİMLER VE TÜRKİYE Av. Mehmet Ali KAHRAMAN []


AKarsular özele!

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 3 Ağustos 2007 | Türü Yeni

Bundan bir sene evvel elyazamsi.org OrtadoÄŸu masası bölgenin temel sorunlarından olan su meselesi üzerine çalışma yapma kararı almıştı. Yaptığımız tüm araÅŸtırmalar neticesinde paylaşılacak suyun kalmayacağı gerçeÄŸine vakıf olmuÅŸtuk. Mevzu üzerinde bizi tek umutlandıran daha önce yapılmış çalışmalar içerisinde devlet sınırlarını deÄŸil de akarsu havzalarını baz alan çalışmalar olmuÅŸtu. Devlet kamu yararını gözetmek zorundadır, bunun için vardır her devlet. KomÅŸusu açken tok yatan bizden deÄŸildir düsturuyla haraket edilmesi zaruri konulardan biridir, su meselesi. Gerçi hangi uluslararası sorunun altında “ben” yaklaşımı yoktur ki.

BİZ YAPTIK, SENLE BERABER!

Çok geçmeden bir sene sonra diğer memleketlere nazaran daha iyi durumda olan memleketimizde çanlar çalmaya başladı. Hemen hemen her türlü iletişim aracı vasıtası ile yaklaşan zor günlerin haberi verildi ve tasarrufun önemi vurgulandı. Peki netice nedir? Her halk hakkettiği şekilde yönetilir deyişi ne acıdır ki bir kez daha doğrulanmakta. Tasarruf yerine stok! Hükumetin çözümü nedir peki? Akarsuların özelleştirilmesi! Bunlar komplo teorisi memlkette petrol yok diyerek petrol kanunu değiştirildi şimdi sıra deniz, göl ve akarsularda. Hepiniz su savaşları teorilerini işitmişsinizdir. Harkulade bir çözüm savaşmaya ne gerek var doğrudan satalım.

Yargısız infaz olmaz, önce gerekçelerini dinleyelim:

I) Küresel ısınma, yağışların azalması, baraj yapımlarının gecikmesi neticesinde su krizi meydana gelmiştir.
(more…)



böğrümüze, böğrümüze

Gönderen: ulas | 31 Temmuz 2007 | Türü Siyasi

İstanbul'daki dev Türkiye BayraklarıBazı simgeler vardır –kutsal olan-,
onlara pek dokunulamaz. Mesela, ihtiyaca, cemaate,
mevcuta bakılmaksızın dikilen camiiler vardır. Kaçak da olsa,
gereksiz de olsa yıkamazsınız. Tarihi bir yapının içine sokarlar, dokunamazsınız.
—Bir de müezzini vardır, susturamazsınız, ama ona rağmen ezan güzeldir, onun da güzelliği manadandır.-
Son zamanlarda bir de bayraklar çıktı başımıza. Neyse ki; kendileri camiler kadar kutsal değiller, indirilebiliyorlar –arada bir-.
Bunlar yükselen milliyetçi/ulusal , sağ/sol dalganın son meyveleri, Türk’ün Türk’e reklâmının son noktası, özgazlanmanın güzel bir örneği, takdim ediyorum; kendileri « Fetişizmi ».
Fetişizm nasıl da faşizmi çağrıştırdı değil mi, çağrıştırır, çağrıştırır
bu fetişizm çağrıştırmalıdır da.
Çünkü -kendinden faşist olanları geçtik elbette- hem ulusalcıyım hem de solcuyum,
hem bunda ne varmışçıyım, ikisinin bir arada olmasında beis görmüyormculardan
değilseniz, bu fetişizmle faşizm arasındaki bağlantıyı da rahatlıkla görürsünüz.
(more…)



Seçimde ‘Sol’ ne yaptı?

Gönderen: Mehmet Omer Tozkoparan | 26 Temmuz 2007 | Türü Makale, Siyasi

Tozkoparan | Sol Partilerin Seçim Durumları
18. Dönem Milletvekili seçimini kazasız belasız tamamladık. Televizyon, gazeteler ve internette konu en ince ayrıntısına kadar tartışıldı, hemen hemen her kanal uzmanlarla sekizer onar saatlik canlı yayınlar gerçekleştirdi, internette onlarca yazı, video, grafik yer aldı. Sonuçlardan bağımsız olarak da canımız hayli sıkıldı.

Ama

Ben de az çok sıkıcı, tamamen kişisel notlardan ve yorumlardan oluşan bir seçim yazısı yazmaya karar verdim, bir köşe de dursun, bakarsınız okuyan hatta yorum yapan bile çıkar,
(more…)



Batan Geminin Malları!

Gönderen: Beyazıd Yusuf Mustafa | 22 Haziran 2007 | Türü Yeni

Son günlerde çokça yansıma yaptığımın farkındayım lakin halihazırda memleket seçim arifesindeyken başka bir değişle mazot 1 YTL olma, kimileri tehlikenin farkında olma, kimileri tabut içinde omuzda ve memleket bit pazarı kıvamındayken sesimin güzelliğine bakmadan konuşmak zorunda hissediyorum kendimi. Af buyurun.

Efendim liberalizmin ekonomik doktirini kapitalizmde, devlet müdahalelerine pek yer yoktur, benzeri için bakınız; siyasal liberalizmde asker müdahaleleri. DoÄŸal hukuk, doÄŸal hak, doÄŸal yasa derken ekonomi de Darwinci olup çıkmıştır. Böyle bir sözde hürrüyet ortamında güçlü olan ayakta kalacaktır, baÅŸka bir deyiÅŸle büyük balık küçük balığı yiyecektir. Burda büyük balık sistemin kurucusu burjuva olduÄŸu için sorun yok tabii. Fakat burjuvanın atladığı bir ÅŸey var ki tüm bunlar ulus devlet modeli içerisinde olup bitiyor, yani bir sen var bir ben var. Burda hangi burjuvazi sorusu beliriyor. KiÅŸisel kanaatim yerli yabancı ayırt etmeden burjuvazinin sınırlarının pazarlıksız çizilmesi lakin Güngör URAS’ın ÅŸu satırlarınada “sistem içerisinde” katılmamak iÅŸten deÄŸil. Sayın Uras batan geminin mallarını anlatmış:

Elimizde bir ÅŸey kalmayacak (…kalmadı bile!)

O gidiyor, bu gidiyor… Sonunda bir de bakacağız, elimizde bir ÅŸey kalmamış… Kalmadı bile!

14 bankamızı yabancılar satın aldı. Bankacılıkta yabancı payı yüzde 42′ye yükseldi.
Banka sistemi ekonomide çarkları yaÄŸlayan mekanizmadır. Çarklar düzgün yaÄŸlanmazsa üretim de tüketim de aksar. Ekonomi büyümez. Bankacılıkta yabancı payı yüzde 42 oldu ama, ÅŸimdilik bu kadar… Çünkü ülkeye gelen dev bankaların karşısında yerli bankaların rekabeti sürdürme, pazar paylarını koruma ÅŸansı çok az.

50 sigorta ÅŸirketimizin 29′unu yabancılar satın aldı. Sigorta piyasasının yüzde 41′i yabancıların kontrolüne girdi.
Sigorta sistemi bireysel tasarrufları kurumsal fona, yatırıma dönüştüren mekanizmadır.

Borsada iÅŸlem gören hisse senetlerinin yüzde 70′i yabancıların portföyüne girdi.
(more…)