Hürriyetin Yeniden Ýlaný'nýn 100. Yýlý | Aralýk 1908 | Osmanlý Meclisi

‘Yeni’

‘‘Melankolik şaire…’’

Gönderen: Gözde Atasayan | 20 2008 | Türü Deneme, Edebiyat, Yeni

Şiir ne tek başına edebiyata, ne de hayata aittir; hayatla edebiyatın kesiştiği gizli bir alanda durur şiir. Sadece kendi kalbini yiyebilen; acılarını değiş tokuş edebilenler, yaranın dilinden yeni bir dünya kurabilmek ve ona sığınabilmek isteyenler için sırrını veren yitik bir ülke.

‘‘Pablo Neruda, 6 Mart 1966’da Santiago’da yayımlanan Halkın Şiiri (La Lira Popular) için, Halkın Şairleri başlığını koyarak yazdığı önsözde şöyle demektedir: ‘‘Hep parmak izlerinin yer aldığı bir şiiri yeğledim (…) Yalnızca halkın şiiri ellerinin anısını koruyabilir.’’

Bir şairin ellerini uzatabildiği coğrafik hat ne kadar geniş olabilir? Kelimeleri kendisine işaret levhası olarak seçen şair; kendi halkının ötesinde insani olanın acısına, matemine ve zihinsel sömürüsüne ne denli uzak kalabilir? Şair, hiçbir haritanın belirleyemediği bir üst coğrafyanın ta kendisidir. Anısı gerçek olan, Neruda’nın dediği gibi halkın şiiridir; yalın, ürpertecek kadar saydam, içinde lirizmin şaşırtıcı saflığıyla…
(more…)



Yunanistan Yanıyor

Gönderen: elyazmasi.org | 26 2007 | Türü Yeni

“KomÅŸusu açken tok yatan bizden deÄŸildir.”

2007 Yunanistan Orman Yangınları



AKarsular özele!

Gönderen: Vahdet İŞSEVENLER | 3 2007 | Türü Yeni

Bundan bir sene evvel elyazamsi.org OrtadoÄŸu masası bölgenin temel sorunlarından olan su meselesi üzerine çalışma yapma kararı almıştı. Yaptığımız tüm araÅŸtırmalar neticesinde paylaşılacak suyun kalmayacağı gerçeÄŸine vakıf olmuÅŸtuk. Mevzu üzerinde bizi tek umutlandıran daha önce yapılmış çalışmalar içerisinde devlet sınırlarını deÄŸil de akarsu havzalarını baz alan çalışmalar olmuÅŸtu. Devlet kamu yararını gözetmek zorundadır, bunun için vardır her devlet. KomÅŸusu açken tok yatan bizden deÄŸildir düsturuyla haraket edilmesi zaruri konulardan biridir, su meselesi. Gerçi hangi uluslararası sorunun altında “ben” yaklaşımı yoktur ki.

BİZ YAPTIK, SENLE BERABER!

Çok geçmeden bir sene sonra diğer memleketlere nazaran daha iyi durumda olan memleketimizde çanlar çalmaya başladı. Hemen hemen her türlü iletişim aracı vasıtası ile yaklaşan zor günlerin haberi verildi ve tasarrufun önemi vurgulandı. Peki netice nedir? Her halk hakkettiği şekilde yönetilir deyişi ne acıdır ki bir kez daha doğrulanmakta. Tasarruf yerine stok! Hükumetin çözümü nedir peki? Akarsuların özelleştirilmesi! Bunlar komplo teorisi memlkette petrol yok diyerek petrol kanunu değiştirildi şimdi sıra deniz, göl ve akarsularda. Hepiniz su savaşları teorilerini işitmişsinizdir. Harkulade bir çözüm savaşmaya ne gerek var doğrudan satalım.

Yargısız infaz olmaz, önce gerekçelerini dinleyelim:

I) Küresel ısınma, yağışların azalması, baraj yapımlarının gecikmesi neticesinde su krizi meydana gelmiştir.
(more…)



Seçimde ‘Sol’ ne yaptı?

Gönderen: Mehmet Omer Tozkoparan | 26 2007 | Türü Makale, Siyasi

Tozkoparan | Sol Partilerin Seçim Durumları
18. Dönem Milletvekili seçimini kazasız belasız tamamladık. Televizyon, gazeteler ve internette konu en ince ayrıntısına kadar tartışıldı, hemen hemen her kanal uzmanlarla sekizer onar saatlik canlı yayınlar gerçekleştirdi, internette onlarca yazı, video, grafik yer aldı. Sonuçlardan bağımsız olarak da canımız hayli sıkıldı.

Ama

Ben de az çok sıkıcı, tamamen kişisel notlardan ve yorumlardan oluşan bir seçim yazısı yazmaya karar verdim, bir köşe de dursun, bakarsınız okuyan hatta yorum yapan bile çıkar,
(more…)



Batan Geminin Malları!

Gönderen: Beyazıd Yusuf Mustafa | 22 2007 | Türü Yeni

Son günlerde çokça yansıma yaptığımın farkındayım lakin halihazırda memleket seçim arifesindeyken başka bir değişle mazot 1 YTL olma, kimileri tehlikenin farkında olma, kimileri tabut içinde omuzda ve memleket bit pazarı kıvamındayken sesimin güzelliğine bakmadan konuşmak zorunda hissediyorum kendimi. Af buyurun.

Efendim liberalizmin ekonomik doktirini kapitalizmde, devlet müdahalelerine pek yer yoktur, benzeri için bakınız; siyasal liberalizmde asker müdahaleleri. DoÄŸal hukuk, doÄŸal hak, doÄŸal yasa derken ekonomi de Darwinci olup çıkmıştır. Böyle bir sözde hürrüyet ortamında güçlü olan ayakta kalacaktır, baÅŸka bir deyiÅŸle büyük balık küçük balığı yiyecektir. Burda büyük balık sistemin kurucusu burjuva olduÄŸu için sorun yok tabii. Fakat burjuvanın atladığı bir ÅŸey var ki tüm bunlar ulus devlet modeli içerisinde olup bitiyor, yani bir sen var bir ben var. Burda hangi burjuvazi sorusu beliriyor. KiÅŸisel kanaatim yerli yabancı ayırt etmeden burjuvazinin sınırlarının pazarlıksız çizilmesi lakin Güngör URAS’ın ÅŸu satırlarınada “sistem içerisinde” katılmamak iÅŸten deÄŸil. Sayın Uras batan geminin mallarını anlatmış:

Elimizde bir ÅŸey kalmayacak (…kalmadı bile!)

O gidiyor, bu gidiyor… Sonunda bir de bakacağız, elimizde bir ÅŸey kalmamış… Kalmadı bile!

14 bankamızı yabancılar satın aldı. Bankacılıkta yabancı payı yüzde 42′ye yükseldi.
Banka sistemi ekonomide çarkları yaÄŸlayan mekanizmadır. Çarklar düzgün yaÄŸlanmazsa üretim de tüketim de aksar. Ekonomi büyümez. Bankacılıkta yabancı payı yüzde 42 oldu ama, ÅŸimdilik bu kadar… Çünkü ülkeye gelen dev bankaların karşısında yerli bankaların rekabeti sürdürme, pazar paylarını koruma ÅŸansı çok az.

50 sigorta ÅŸirketimizin 29′unu yabancılar satın aldı. Sigorta piyasasının yüzde 41′i yabancıların kontrolüne girdi.
Sigorta sistemi bireysel tasarrufları kurumsal fona, yatırıma dönüştüren mekanizmadır.

Borsada iÅŸlem gören hisse senetlerinin yüzde 70′i yabancıların portföyüne girdi.
(more…)