Hürriyetin Yeniden Ýlaný'nýn 100. Yýlý | Aralýk 1908 | Osmanlý Meclisi

böğrümüze, böğrümüze


Gönderen: ulas • 31..2007 • Türü: Siyasi |

İstanbul'daki dev Türkiye BayraklarıBazı simgeler vardır –kutsal olan-,
onlara pek dokunulamaz. Mesela, ihtiyaca, cemaate,
mevcuta bakılmaksızın dikilen camiiler vardır. Kaçak da olsa,
gereksiz de olsa yıkamazsınız. Tarihi bir yapının içine sokarlar, dokunamazsınız.
—Bir de müezzini vardır, susturamazsınız, ama ona rağmen ezan güzeldir, onun da güzelliği manadandır.-
Son zamanlarda bir de bayraklar çıktı başımıza. Neyse ki; kendileri camiler kadar kutsal değiller, indirilebiliyorlar –arada bir-.
Bunlar yükselen milliyetçi/ulusal , sağ/sol dalganın son meyveleri, Türk’ün Türk’e reklâmının son noktası, özgazlanmanın güzel bir örneği, takdim ediyorum; kendileri « Bayrak Fetişizmi ».
Fetişizm nasıl da faşizmi çağrıştırdı değil mi, çağrıştırır, çağrıştırır
bu fetişizm çağrıştırmalıdır da.
Çünkü -kendinden faşist olanları geçtik elbette- hem ulusalcıyım hem de solcuyum,
hem bunda ne varmışçıyım, ikisinin bir arada olmasında beis görmüyormculardan
değilseniz, bu fetişizmle faşizm arasındaki bağlantıyı da rahatlıkla görürsünüz.

Geçen gün boğaz köprüsünden geçerken,
bu bağlantılıların son marifetini de gördüm, Galatasaray Üniversitesi’nin de böğrüne dikmişlerdi bayrağı. Oh ne kadar da anlamlı (!) bir hareket! Alın size,
ilke ve inkılâp düşmanları,
ikinci cumhuriyetçiler,
Soros çocukları
böyle dikerler işte! –mi denmek istenmiştir acaba?

Öğrenmek için Galatasaray’dan bir arkadaşımı aradım –ismi lazım değil.
OÄŸlum bak size de dikmiÅŸler, diye lafa girdim,

uzun bir cevap aldım, bir kısmı yazılacak gibi değil. Evet, böğrümüze
böğrümüze, bayrakları, ötekileşmeyi, yabancılaşmayı, öfkeyi,
düşmanlığı dikiyorlar. Vatanperverlik ninnileri ile bir kuşağı hazırlıyorlar.
Bizi çağıran Sam amcaları yok onların, reklam panolarını da kullanmıyor henüz,
üniversite bahçelerini, yeşil tepeleri, manzaralı yerleri kullanıyorlar,
bıyıkların altında bir gülümseme, tükürükler saçarak milli çıkarlardan bahsediyor,
hassasiyetimiz haysiyetimiz var ortada!
Kalkın yiğitler, gidiyoruz
Böğrümüze dikilmiş bayraklardan kalkanlarımız
DaÄŸlarda kardeÅŸ avlamaya,
Öldürmeye, ölmeye
Hiç için hiçliğe
Ölüme hüküm vermeye gidiyoruz.
Yürüyün
Kuzey Irak’a gidiyoruz!

Not: İlk yazıda başka bir şey yazacaktım ama yazı buraya geldi,
İnşallah başka sefere.