Yeni Çıkan Herşeye Atlamak
Gönderen: Yasemin AKTUNA • 16..2007 • Türü: Makale |
  Üreticiler pazar yerlerine yeni bir ürün sürdükleri zaman çoÄŸunlukla bir kez dahi olsa o ürün büyük bir çoÄŸunluk tarafından denenir. İhtiyaç olsun olmasın “yaÅŸasın tüketim!” sloganı eÅŸliÄŸinde kapış kapış giden bu yeni ürünler çoÄŸu zaman bütçeye zarar verirler fakat küçük bir meblaÄŸ olduÄŸundan pek fazla önemsenmezler. Misal bir zamanların meÅŸhur sanal bebek furyası vardır. Bu o kadar lüzumlu bir icattır ki çocuk isteyen yeni evliler tarafından deney amaçlı olarak kullanılmış, yeri geldiÄŸinde bir köpeÄŸin yerine konmuÅŸ hatta ve hatta öldüklerinde onlara özel mezar yaptırılmış ve arkalarından yas tutulmuÅŸtur. Evet hepimizin bir sanal bebeÄŸi olmalıydı, bu bir zorunluluk, bu bir hayatta kalma amacıydı. Acıktığı zaman bir tuÅŸa basarak beslemek bizi eÄŸlendirmeli ve onunla saatlerce oyun oynamalıydık. Bu elleri inÅŸaatta çalışmaktan nasırlanmış Hasan Amca’nın oÄŸlunun da medya patronu Ziya’nın kızının da ihtiyacıydı. Sorgulanması lüzumsuz en azından ÅŸimdik. Sebep? Çünkü “yeni”.
Varsın olsun. Sanal bebeklerle alıp veremediÄŸim birÅŸey yok. Benim amacım yeniye olan kontrolsüz sahiplenmeyi incelemek. Neyin gereksiz bir yenisi olur? Çok genel bir cevap vermek istiyorum. “Özünde birbirinin aynısı olan ÅŸeylerin yenileri gereksiz olur.” Bu sadece yeni bir kazıklama yolu, “artık eskisini yemiyorlar makyajlayıp farklı bir paketle piyasaya sürelim nasıl olsa bu sazanlar hemen atlarlar” düşüncesinin somutlaÅŸmış halidir.
  Şimdi bir soru; biz Türkiye’de en çok neyin gereksiz yenisiyle karşı karşıya kalıyoruz ve her seferinde yiyoruz?Süre baÅŸladı,geç bile kaldık. Yanıt hakkımı kullanmak istiyorum.”Ding!” Siyasi partiler! Tebrik ederiz soruyu doÄŸru yanıtlamakla 10 puan kazandınız,bunun yanında yıllardır yeniye atlamakla palazlanmış artık bu iÅŸin piri olmuÅŸ baÅŸka da ÅŸansı olmayan gibi gözüken size bir adet de kazık hediye etmek istiyoruz. Bakıp bakıp gülersiniz.
Neden yeniye bu kadar açız? Çok basit. Bir türlü tatmin edilememişiz. Peki doyumsuz muyuz? Sanmıyorum bu ülkede birçok insan karın gurultuları yoluya iletişim kurmakta ve birbirlerini anlamakta epey gelişmiş durumda. Bu ülkede tüm insanlar yolsuzluğa şaşana şaşmakta, parti dostlarına peşkeş çekilen yerlerin yanında üvey evlat olmaya çoktan alışmış üvey kardeşlerinden hangi delik çorabı kaparımın derdine düşmüş durumda. Ayrımcılık deniyor,köken deniyor,din deniyor; gülüyorum. İktidar ve para diyorum.
  Yeni bir parti çıkmış, iÅŸsizlere iÅŸ, evsizlere aÅŸ, öğrencilere para verecekmiÅŸ. Haydi bu sefer de onu deneyelim,oyumuzu ona verelim diyorlar; yapmayın diyorum. Bakın onlar yeni henüz doymamışlar daha beter olur. Bakın onlar eski sadece yeni maskeler takmışlar. Bakın onlar,siz,biz,hepimiz…Aynıyız. Bakın onlar hala utanmaz biz hala ders alamaz haldeyiz. Bakın diyorum, suç bizde hala kanıyoruz. Bakın suç onlarda hala istikrarsız hala tatmin edemeyen hala oturmamışlar, hala maske yapıp satıyorlar. Yapmayın diyorum, çok yok eski yenilere sen de alışırsın diyorlar. Åžimdi elimde çayım, radyoda “aldırma gönülüm”, hediye edilen kazığıma bakıp gülümsüyorum. En azından “bir”iz. Bu hepimizin kazığı diyip bütünlüğümüze gülüyorum. Haydi hep beraber!Â
