Hrriyetin Yeniden lan'nn 100. Yl | Aralk 1908 | Osmanl Meclisi

“İbne”lik üzerinden komşuya saldırmak, internete el atmak


Gönderen: Mehmet Omer Tozkoparan • 1.04.2007 • Türü: Yeni

İbnelik üzerinden komşuya saldırmak, internete el atmak İbnelik diye konuya başlamak rahatsızlık verici olabilir, neden eşcinsellik ya da geylik gibi daha ince sözlerle başlamadığımı düşünenler varsa, konunun ilerisinde de anlaşılacağı gibi bahsetmek istediğim konu eşcinsellik değil, ibnelik; sokakta, okulda, stada karşımıza çıktığı gibi, günlük hayatta pek çok kez hakaret olarak duyduğumuz gibi…

İç ve dış mihraklara karşı takım elbiseli ciddi adamların geliştirdiği sert söylemlerin yanında, halkın içinde de bir takım söylemler zaman içerisinde gelişmiştir. Örneğin, geçen ayki Express dergisi Ermeni gençlerle yaptığı söyleşide onlara şu soruyu sormuştu; “Madem ki Ermenisiniz istemeden vermelisiniz sözünü ilk ne zaman, nerede duydunuz ve ne hissettiniz?”. Gençlerin cevaplarından ziyade kendisi “öteki”lerden olmayanların cevapları önemli örneğin, eğer siz bir Ermeni değilseniz, bunu ilk ne zaman, nerede duydunuz ve ne hissettiniz? Bir şey hissetmediyseniz orada bir sorun var demektir, böyle durumlarda öteki olan için de bir şeyler hissetmek gerekir. Gene aynı paralellikte bir de fıkramız var. Dost meclislerinde muhakkak duymuşsunuzdur, olay bir Türk ve bir Yunan’ın çekişmesi ile başlar, biz şunu biz bunu bulduk şeklinde devam diyalog, Yunan’ın “Eee biz de cinselliği bulduk!” demesiyle doruğa ulaşmak üzereyken, Türk’ün şu cevabı gelir: “Ama kadını işin içine biz kattık.”. Bu fıkrayı anlatanın mantığına göre, bu fıkrada geçenin iki erkek olduğunu umuyor ve burada yapılan vurgunun karşımızdakinin eşcinselliğinden ziyade ibneliğine yapıldığını dikkat çekerek esas konumuza geçiyoruz.

Akıllı Yunan’ın biri bir gün, muhtemelen Kardak Krizi esnasında çekilmiş olan bir videoyu “YouTube” isimli paylaşım sitesine yükledi. Bunun üzerine buldukları her platformda küfür ve hakaretle birbirine girmeye hazır olan Türk ve Yunan milliyetçilerinin savaşı internete de sıçramış oldu. Hemen ardından Türk tarafının, “akademik tezlerin eşcinsellik ve biseksüelliğin antik Yunan’da başladığını gösterdiğini” iddia ettikleri bir videosu geldi. Ardından başka videolar… Taraflar birbirlerini iyi analiz etmişlerdi, saldıracakları noktaları iyi biliyorlardı. Zaten saldırmak için, milliyetçi duygularını, zaman içerisinde oluşan bastırılmış ezikliklerini tatmin için yer arayan iki tarafın milliyetçileri gene iş başına geçtiler. Tarihten beri eşcinsellikle ilgili sorunları olan bu coğrafyada yaşayan iki halk, birbirlerine saldırmak istediklerinde gene bu noktayı seçiyor ve karşılarındakini milletçe ya da milletçe önemli sayılan biri ile “ibnelikle” itham edip bir yere vardıklarını sanıyorlar. Bu videoları siteye ekleyenlerin baskın şekilde erkek olduklarını görüyoruz ve videoların içeriklerine baktığımızda genel olarak birbirlerine hakaret eden bu iki milletten insanların, birbirlerini “düzmek” gibi bir amaçları olduğunu da konu sınırları içerisinde şaşkınlıkla gözlemliyoruz.

2006 yılının Kasım ayında cereyan eden bu olaylardan videoların sayısı arttı fakat bu videolar o kadar da rağbet görmedi. Ta ki Türkçe bir internet haber sitesinin bu videolardan birini keşfedip(!) haber(!) yapmasına ve “Türkiye Türklerindir” gibi bir sloganla çıkan ve böyle bir durumda takınacağı tavrı hemen tahmin edebileceğimiz Hürriyet Gazetesi’nin olayı sahiplenip, 5 Mart 2007 tarihinde bu haberi “YouTube’da Atatürk’e ve Türklere” küstahlık başlığıyla duyurmasına kadar. Haberin yayımlanmasından iki gün önce siteye eklenen videoda, Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşı esnasında çekilmiş bir fotoğrafı üzerinde son derece acemice ve kötü bir şekilde yapılan oynamalarla kadınsı bir formata sokulmuştu. Üzerine de gene son derece kötü bir seslendirme ile “Merhaba ben Mustafa, gay Türk halkının babasıyım” mealine gelen ve bunun gibi devam eden sözler yer eklenmişti. Aslında baktığınızda son derece gereksiz ve aptalca bir hareket olarak bu, istediği öfkeyi ve siniri yaşatmayı pek başaramamış kendi halinde bir videoydu ve yine bu video; milliyetçi fanatizmin, akl-ı selimlikten uzaklaştığı zaman ortaya koyduğu dikkate alınmaması gereken ürünlerden biriydi ama var olan milliyetçiliğin “ötekinin” milliyetçiliğinden kuvvet alması gerektiği için, bir gazetemiz bunu çok güzel kullanarak olayı fitilledi. Bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bir soruşturma başlattı, İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi de Atatürk’ün fotoğrafı ve Türk bayrağı üzerine İngilizce küfürler yazılı olan görüntülerin hakaret içerdiği gerekçesiyle Youtube erişiminin engellenmesini istedi. Mahkeme kararının Türk Telekom’a ulaşmasıyla öğle saatlerinden itibaren internet sitesine erişim durduruldu.

İlginç olansa erişimin yalnızca Türkiye’den engellenmiş olmasıydı yani bahsi geçen video hala dünyanın herhangi bir yerinden izlenebiliyor ve bu hakaretler devam ediyordu. Bu soruna çözüm olmamakla birlikte daha başka sorunları da beraberinde getirdi. Hem böyle gereksiz bir videoyu yüz binlerce insana ulaşabilecek kadar meşhur ettik, hem de YouTube gibi gündemde olan bir sayfaya erişimi engelleyerek dünyada “İnternete Sansür” konusunda gündeme oturduk. Financial Times bir rapor hazırlayarak dünyadaki internet sansürü olaylarını masaya yatırdı. İnternette sansür konusunda başı, İran, Suudi Arabistan, Tunus, Özbekistan ve Çin gibi ülkeler çekerken, son zamanlarda artan sansürle ve bu son olayla birlikte Türkiye’de listeye girdi.

Türkiye’nin listeye girmesine sebep erişim engelleri bundan önce genellikle, pornografik ve bölücü terör örgütlerine destek sağlayan sitelere yönelikti. Ama bunlar haricinde bu örnekte olduğu gibi haddini aşan sınırlamalar genellikle yetkili ve ilgililerin bilgisizliğinden kaynaklanıyor. YouTube engellenmesi örneğinde olduğu gibi, muhtemelen yargılama sürecinde yer alan insanlar videoyu yayımlayanı YouTube zannediyorlardı. Oysa bu video yayımlanması için başka bir kullanıcı tarafından siteye konmuştu, diğer milyonlarca videoda olduğu gibi. Burada site sadece denetlemekle sorumlu ve resmi olarak yapılmış bir başvuru ile pekâlâ video sessiz sedasız siteden kaldırttırılabilirdi. Bunun örnekleri daha önce de oldu, hatta son zamanlarda bu tip siteler ödedikleri tazminatlar sebebi ile (Örneğin, YouTube’un Daniela Cicarelli’ye ödediği yüklüce tazminat) bu konularda oldukça hassaslar. Ama bu işleyişin tam olarak bilinememesi ve gelişen yeni iletişim araçlarına hukuk sistemimizin hem alışamamış hem de bunlarla ilgili mevzuatları geliştirememiş olması bir çok sorun yaratıyor. Bu gibi birkaç kötü olaydan güç alarak ve bunlar örnek gösterilerek, yeni hazırlanmakta olan bilişim yasası canımızı çok yakabilir. Zira genel olarak toplumun ve yetkililerin yeni iletişim araçlarının sadece uzaktan izleyicisi ve kısmen kullanıcısı konumunda olmaları fakat bunların işleyişini ve mantığını tam olarak kavrayamamış olmaları daha önce olduğu gibi gelecekte de ilginç uygulamalara sebep olabilir. Hatırlanacağı gibi daha önce de çıkarılması planlanan bir yasa ile, her internet sayfasının, girdiği bilgileri iki nüsha halinde ilgili birime iletmeleri istenmişti. Gün içerisinde yüz binlerce Türkçe içeriğin girildiği internet ortamında bu durumun ortaya çıkarabileceği sorunları gelin siz düşünün.

Elbette köprünün altından çok sular arttı, bilinçlendik, zor da olsa az çok geliştik bu konuda ama hala komşusuna ibne diyerek hakaret eden, onun hakkında Gayreek diyerek videolar yayımlayan ve bu videoları yüz binlerce kez izleyen, çevresindekilere izleten düşüncenin bu kadar yaygın bir şekilde var olduğu iletişim ortamında umutlu olmak ne kadar gerçekçi olur bilemiyorum.

Not: Bu yazı zamanla diğer yazarlar tarafından geliştirilmesi planlanan, internette bunlara benzer milliyetçi hareketleri gözlemleyen, bunların nedenlerini nasıllarını araştıran, başka da bir yol mümkün müdür diye soran, ayrıca internet için geliştirilebilecek ve geliştirilmiş denetim mekanizmalarını sorgulayacak olan bir yazılar serisinin taslağıdır.

Bu içerik için hiç etiket yok.

Bu içerik ilginizi çektiyse bunlara da göz atabilirsiniz:

Tek yorum var »

  1. bu videoyu izlemek isterdim.keşke linkini koyabilsen.

Yorum yapın ya da yanıt yazın