“YaÅŸadıklarımdan öğrendiÄŸim birÅŸey var”
Gönderen: Mehmet Omer Tozkoparan • 29.05.2006 • Türü: Yeni

Vatan gazetesinden Mustafa Mutlu’nun ÅŸu yazısını okuyunca biraz hayrete biraz da endiÅŸeye düştüm. Aslında Ataol BehramoÄŸlu hakkında daha farklı bir yazı yazmayı uzun zamandır düşünüyordum fakat bu haberi okuyunca bu konuda da bir kaç söz etmeliyim diye düşündüm. Olay şöyle, Marmarisli bir lise öğrencisi, okulda düzenlediÄŸi ÅŸiir dinletisinde “YaÅŸadıklarımdan ÖğrendiÄŸim BirÅŸey Var” ÅŸiirini okumak istemiÅŸ fakat müdür ve bir kaç edebiyat öğretmeninden oluÅŸan kurul, bu ÅŸiirin okunmasına izin vermemiÅŸ. Sebep, “sakıncalı” bulmuÅŸlar. Åžiiri aÅŸağıya ekliyorum, bu ÅŸiir nasıl bir düzene, insana ya da kuruma “sakıncalı” bir tutum sergileyebilir. Bundan “sakınma” ihtiyacı içerisinde olan, neden ve neyden sakınmak istemektedirler? Anlaşılması mümkün deÄŸil. Mustafa Mutlu, yazısında “Åžairin bu ÅŸiiri dışında kalan eserlerinin dinletide okunmasında sakınca yoktur!” denildiÄŸini belirtiyor. Aslında komik olan da bu.
Günümüzde politik olmak biraz burun kıvrılarak bakılan bir durum olsa da, eskiden de ÅŸimdi de bir çok kimse için, ÅŸairin sanatçının politik olabileni “makbul”dür. Duyarlı sanatçı da her ne üretimde bulunursa bulunsun, ortaya çıkardığı ürün ile ister istemek bir “taraf” olur. Ama özellikle Ataol BehramoÄŸlu, Nazım Hikmet, Sabahattin Ali gibi nice toplumcu ÅŸair ve yazarlarımızın eserlerinde bu “taraf” olma meselesi insanın suratına “doÄŸrudan” çarpar. Okullarda özellikle, liselerde, bu ÅŸair ve yazarlarımıza genelde müsamaa yoktur. Bir takım eÄŸitimcilerin, okullarda bu tip siyasi üretimleri istememeleri için -kendimizi zorlarsak- bir takım sebepler bulabiliriz fakat bu söz konusu ÅŸiirde nasıl bir kusur var? Elbette ki bu bir iÅŸgüzarlık ve cahillik örneÄŸi. Neden mi? EÄŸer sebep sakınca ise; bu ÅŸiirde bir sakınca bulmak zor. Peki, bu ÅŸiir olmaz diÄŸerleri olur diyorsanız, çok aramaya gerek yok; “Yıkılma Sakın” ÅŸiirine baksak.
“Elbette vardır bir diyeceÄŸi, bir haberi
Bir kaçağa çay sunan Kürt kadınlarının
Dağlar dilsizdir yalçındır
Ama gün gelir bir diyeceği olur onların da
Ve dağlar, ıssız tarlalar başladı mı konuşmaya
Susmazlar bir daha, söz artık onlarındır
Kötü şey uzakta olmak
Dostlarından, sevdiğin kadından
Yasaklanmak bütün yaşantılara
Seni tamamlayan, arındıran
Ama bir devrimciyi hakli kılan
Biraz da acılardır unutma
Yıkılma sakın geçerken günler
Yaralayarak gençliğini
Onurlu, güzel geleceklerin
Biziz habercileri düşün ki
Ve halkın bağrında bir inci gibi
Büyüyüp geliÅŸmektedir zafer.”
Marmaris’teki arkadaÅŸ, madem oluru almış bu ÅŸiiri okusun. Belki Marmaris’ten o kurul, o müdür ve “biri”leri duyar…
YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİRŞEY VAR
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taÅŸ gibi dinleneceksin
İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana
Ataol BehramoÄŸlu
Bu içerik için hiç etiket yok.

bir insan bu kadar mı ÅŸiir yazabilir. gerçekten her okuduÄŸumda aklıma hep ben bu zamana kadar nerede yanlış nerede doÄŸru yaptığım gelir aklıma ama bu ÅŸiirde okununca bir baÅŸka huzurla doluyor belleÄŸim, ruhum herÅŸeyim. zaman akışına kapıldığımız bir ırmak gibidir ,siz böyle ÅŸiir yazmaya devam ettiÄŸiniz sürece bizler sizi asla unutmayacağız. bunu unutmayın. gerçekten çok güzel. ifadelerime sığdıramıyorum. Allah sizden razı olsun ve sizleri asla unutmayacağız…. Allah’ ısmarladık